Ülkemizde kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluklarından biri olan vajinismus aslında kısa sürede kesin olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlık.
Ancak çiftler çoğu zaman tedaviden bir sonuç alamayacaklarını düşündükleri ve bir uzmana başvurmaya çekindikleri için yıllarca bu sorunla yaşayabiliyorlar. Özellikle yaz aylarında vajinismus tedavisi için başvuran çiftlerin sayısı da artıyor, çünkü yaz aylarında iş temposu biraz daha yavaşladığı ve tatil imkanı da olduğu için çiftler tedaviye yazın başvurmayı tercih ediyorlar.
Cinsellik, aile ve evlilik konularında toplumu bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED); vajinismus tedavisi konusunda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. Vajinismus %100 tedavi edilebilir.
Çiftlerin yaşadığı en büyük cinsel problemlerden biridir vajinismus. Günümüzde her 100 kadından 2'sinde görülen bu vaka, en çok sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyi yüksek kadınlarda görülüyor.
Türkiye'de cinsel konular ve rahatsızlıklar, her zaman konuşulması en zor olan konulardan. Vajinismus da bu konular arasında en önemlilerinden. Konuşulmadığı için doktora gidilmiyor, konuşulmadığı için çözmek yerine, tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmaya gidiliyor.
Çiftler arasında yıllarca cinsel ilişki yaşanmayabiliyor. Vajinismus, kadında korku ve paniğe, titreme nöbetlerine hatta bayılma vakalarına yol açarken erkekte de iktidarsızlık ve kendine güvensizlik yaratıyor. Nedenlerini ve tedavi yöntemlerine ilişkin sorularımızı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Doktor Yurdanur Aktan yanıtladı:
Depresyonun kişinin hayatını etkilediği önemli alanlardan biri de cinsel yaşam. Depresyonda olan kişilerde, isteksizlik, zevk alamama, erkeklerde iktidarsızlık, kadınlarda vajinismus gibi cinsel işlev bozuklukları yaşanabiliyor.
Depresyon ve cinsel sorunlar ilişkisinde olumsuz bir kısır döngü yaşanıyor. Bu döngü içerisinde depresyon cinsel sorunlara neden olurken, tam tersine cinsel sorunlar da depresyonu ağırlaştırabiliyor. Depresyonun etkisiyle yaptığı hiçbir şeyden zevk alamayan kişinin yetersizliği nedeniyle suçluluk duyacağına dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikolog Aylin Sezer şunları söylüyor:
“Yaşanan suçluluk duygusu depresyonun yarattığı kendine güvensizlik duygusunu besleyecek, bunun sonucunda kişi cinsellikten kaçınacaktır. Depresif sürenin uzaması, ağırlaşan umutsuzluk ve karamsarlık, cinsel istek kaybının yanında daha önce var olmayan cinsel sorunların ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Hasta cinsel hayatının tamamen sona erdiğini düşünerek depresyonunu daha ağır yaşamaya başlıyor.”
İstek kaybı, zevk alamama ve performans kaygısı her iki cins için ortak olsa da, depresyonun yol açtığı cinsel işlev bozuklukları erkeklerde ve kadınlarda farklılık gösterebiliyor. Psikolog Sezer’in verdiği bilgiye göre, kadınlar cinsel uyarılma, orgazmla ilgili problemler, vajinismus yaşarken, erkeklerde sertleşme kaybı, erken-geç boşalma sorunları ortaya çıkıyor.
Kadında cinsel işlev bozuklukları
Toplumda cinsellikle ilgili sorunlar ve cinsel işlev bozuklukları her ne kadar sık görülse de bunların önemli bir kısmı doktora yansıtılmamakta ve bu yüzden de çözümsüz kalmaktadır. Ülkemizde cinsel işlev bozukluklarıyla ilgili yapılan çalışmalar az sayıda olduğundan yurtdışından iki örnekle bu gerçeği vurgulamak istiyorum:
Ağrılı cinsel ilişki: cinsel ilişki sırasında vajen girişinde veya derin ilişkide ağrı hissedilmesi durumudur.
Disparoni yakınması bir çok kadında bulunmaktadır. İlk ilişkiden itibaren bu yakınması olanların yanı sıra yıllar sonra cinsel ilişkisi ağrılı olmaya başlayan kadınlar da vardır.
Ağrılı ilişkinin nedenleri jinekolojik hastalıklar olabileceği gibi psikolojik de olabilir. Bu yüzden nedenin saptanması için iyi bir jinekolojik muayene gereklidir.
Disparöni, aile planlaması kliniklerinde çok karşılaşılan bir sorundur. Aksi kanıtlanıncaya kadar disparöniyi fíziksel bir sorun olarak ele almalıdır, psikolojik olarak değerlendirilmemelidir.
Kadında cinsel işlev bozuklukları
Toplumda cinsellikle ilgili sorunlar ve cinsel işlev bozuklukları her ne kadar sık görülse de bunların önemli bir kısmı doktora yansıtılmamakta ve bu yüzden de çözümsüz kalmaktadır. Ülkemizde cinsel işlev bozukluklarıyla ilgili yapılan çalışmalar az sayıda olduğundan yurtdışından iki örnekle bu gerçeği vurgulamak istiyorum:
Son yorumlar
4 hafta 14 saat önce
4 hafta 14 saat önce
4 hafta 3 gün önce
4 hafta 3 gün önce
7 hafta 3 gün önce
8 hafta 6 gün önce
9 hafta 4 gün önce
10 hafta 6 gün önce
12 hafta 6 saat önce
12 hafta 19 saat önce