Prezervatif

Prezervatif HPV bulaşmasını engellemiyor!

Rahim ağzı kanseri, sağlıklı kadınlarda yapılan düzenli tarama ile önlenebilen tek kanser türü.

Kadını ölümcül rahim ağzı kanserinden koruyan rahim ağzı kanseri aşısı HPV tip 6, 11, 16 ve 18’in neden olduğu kanser öncesi düşük dereceli lezyonları ve genital siğilleri önlüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, rahim ağzı kanseri aşısı ile ilgili soruları yanıtladı.

Rahim Ağzı kanseri nasıl oluşur?/ Neden oluşur/ oluşma sebepleri nedir?
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzında anormal hücre çoğalmasıdır. En önemli nedeni Human Papilloma Virüs yani HPV’dir. Rahim ağzı kanseri, HPV enfeksiyonuna yanıt olarak rahim ağzı duvarında anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla gelişir. Bu anormal hücreler bir araya gelerek tümör adı verilen kitleleri oluştururlar. HPV, temas ve cinsel ilişki yoluyla bulaşır. HPV virüsünün kuluçka süresi yaklaşık dokuz aydır. Enfeksiyon etkilerinin ortaya çıkması için virüsü aldıktan sonra yaklaşık bir yılın geçmesi gerekir. Bir çok vakada enfeksiyon sessiz kalıp, birkaç yıl HPV virüsünün etkileri ortaya çıkabilmektedir.

En çok kim prezervatif alıyor?

Her ne kadar cinsel sağlık için gerekli olsa da korunma yöntemlerinden en kolayı olan prezervatif alımında yaşanılan utangaçlıklar bazen işi komik hale getirebiliyor.

Cinsel ilişkinin en önemli koruyucularından biri olan prezervatif kullanımı kadar kolay satın alınmıyor. Bunun altında yatan utanma duygusu ile eczaneye girerek “Bir arkadaşım için alacaktım” demek, eczacının karşı cinsten olması durumunda sıkıntıya girmek ya da kapıya kadar gidip, vazgeçmek gibi sorunlar yaşanabiliyor. Bu durumdan insanları kurtarmak için online prezervatif sitesi PrezervatifAl.com’u kuranlarda E.Çağatay Işık sipariş sırasında neler yaşadıklarını anlatırken Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aylin Sezer bu durumun altında yatan psikolojik nedenleri anlattı.

Prezervatif kullanımı (Kondom kullanımı)

Lateks maddesinden üretilen, erkek cinsel organına takmaya uygun, içerisinde genellikle spermisit (sperm hücresini öldürücü) maddeler bulunan korunma araçlarıdır.

Ejakülasyon (boşalma) esnasında spermin kondom içinde hapsolarak kadın genital sistemine ulaşmasını engelleyerek etki eder.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi

*Kondomun koruyuculuk oranı ön planda uygulama şekline, ikinci planda kondomun kalitesine bağlıdır

*Her ilişki esnasında yeni bir kondom kullanılmalı ve orgazm sonrası çıkarıldıktan sonra penis başında az miktarda da olsa sperm bulunabileceğinden penis kadının genital sisteminden uzak tutulmalıdır.

*Kondom yanlızca "tehlikeli" günlerde uygulandığında koruyuculuk oranı düşer. Bu yüzden kadın siklusun hangi döneminde bulunursa bulunsan mutlaka her ilişkide kullanılmalıdır.

Kadın prezervatifi

Erkeklerin kullandığı kondom (prezervatif) yanında, Amerika ve Avrupa'da birkaç yıldan beri kullanıma sunulmuş olan kadın prezervatifi artık yavaş yavaş Türkiye'de de yaygınlaşmaya başladı.

Erkek prezervatifi 100 yıllardan beri biliniyor ve lateks adı verilen yapı maddesinin ve nonoksinol-9 adlı spermisit (sperm öldürücü) maddenin keşfedilmesiyle gelişimini hemen hemen tamamlamış durumda. Ancak bildiğimiz bir gerçek var ki, erkeklerin önemli bir kısmı prezervatif kullanmayı sevmiyor. Ya takması zor geliyor, ya da ilişkinin "kalitesini düşürdüğü" iddia ediliyor. Böyle durumlarda cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve gebelikten korunma fırsatı ve özgürlüğü, bu iki durumun sonuçlarına kendisi katlanmak durumunda olmasına karşın, kadının elinden alınmış oluyor. İşte kadın prezervatifinin geliştirmesine motivasyon teşkil eden nokta da bu: kadına kendi insiyatifi altında koruma sağlamak.

Aile planlaması (Doğum kontrol yöntemleri)

Aile planlaması, istedikleri zaman, istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları için ailelere verilen hizmetlerin tümüdür. Aile planlaması ailelerdeki kişi sayısını sınırlandırma anlamını taşımaz. Amaç anne ve doğacak çocukların sağlıklı olması ve çocuk sahibi olmak istendiğinde gebeliğin oluşmasıdır. Çünkü iki yıldan az aralıklarla yapılan doğumlar annenin vücut sağlığını önemli ölçüde bozmakta, gebelik sırasında riskleri artırmakta, hatta ara vermeden arka arkaya yapılan doğumlar anne ölümlerine neden olmaktadır. Ayrıca sık aralıklarla doğan çocukların anne karnında gelişmeleri tam olmamakta (doğum ağırlığı düşük bebekler), sakatlık oranı yükselmekte, bakımları güçleşmekte ve bebek ölümleri artmaktadır.

Bütün bunlar gözönüne alındığında aile planlamasının amaçlarını şöyle sıralayabiliriz ;

*Bireyleri ve aileleri, üreme sağlığı konusunda eğitmek

Prezervatif mi, spiral mi? Sizin yönteminiz hangisi?

Doğum kontrol hapları, spiral, implant veya prezervatif; Size en uygun modern doğum kontrol yöntemlerini, her birinin avantajları ve dezavantajlarını, bu haber ile test ederek öğrenebileceksiniz.

DOĞUM KONTROL BANDI

Doğum kontrol bandı, kadınlık hormonları östrojen ve progesteron içeriyor. Yaklaşık 5 santim genişliğinde olan bant, kalça, kol ve karnın alt bölgesine yapıştırıldıktan sonra her iki hormonun kan dolaşımına karışmasını sağlıyor. Üç haftalık kullanımın ardından yönteme bir hafta ara vermek gerekiyor. Bu bant, yumurtlamayı önlüyor ve rahim ağzı salgısının yapısını değiştirerek spermin rahme ulaşmasını ve rahim iç zarının kalınlaşmasını engelleyerek etki ediyor. Böylece yumurta döllense bile rahim içinde tutunamıyor.

Kimler için uygun? Doğum kontrolünü geçici bir süre olarak düşünen, düzenli olarak bir doğum kontrol yöntemini kullanamayan kadınlar için ideal.

Kimler için sakıncalı? Doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı olanlara tavsiye edilmiyor. Ayrıca, ciltleri hassas olan kadınlara da, yöntemin alerjik reaksiyon oluşturma ihtimali nedeniyle önerilmiyor.

HORMONLU SPİRAL

Rahim içine yerleştirilen spiral, gövdesinde bulundurduğu bir hazneden her gün az miktarda progesteron hormonu salgılayarak etki ediyor. Hormonlu spiral takıldığı günden itibaren 5 yıl süre ile hamileliğe karşı koruma etkisini devam ettiriyor. Progesteron hormonu içeren spiralin en önemli avantajı ise adet kanamasının miktarını ve bu dönemde gelişen sancıları büyük ölçüde azaltması. Bu etki bazı kadınlarda adet kanamasının spiral kullanıldığı sürece tümüyle kesilmesine kadar gidebiliyor. Bakır içeren spiralin aksine, hormon içeren spiralde genital enfeksiyon oluşma riski de oldukça azalıyor.

CYBH - Korunma

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), özellikle nüfusu kalabalık olan şehirlerde daha önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok çeşitli şehirlerden ve hatta ülkelerden, çeşitli kültürlerden gelen insanların fazlaca yaşadığı yerlerde elbette kaçınılmaz olarak bu tür hastalıklar daha fazla görülür.

Korunma yollarına girmeden önce bu hastalıkların çok kısa bir özetini yapmalıyız:

Bel Soğukluğu (gonore)

"Bel soğukluğu" yalnızca erkeklere özgü bir hastalık değildir.

"Bel soğukluğu" erkeklerde penis başından meni görünümünde akıntı ve idrar yaparken yanma ile seyreden enfeksiyonu tarif etmek için kullanılan bir terimdir.

Hastalık erkeklerde daha sık belirti verdiği ve tanısı akıntının özelliklerine bakarak nispeten kolay konduğundan toplumumuzda sanki yalnızca erkeklerde görülen bir hastalıkmış izlenimi uyanmıştır. Gerçekte hastalık cinsel yolla yayılır ve kadınlara kolaylıkla bulaşarak kadının genital sisteminde ciddi hasarlar oluşturabilir.

Anket

İçeriği paylaş