Rahim ağzı kanseri, sağlıklı kadınlarda yapılan düzenli tarama ile önlenebilen tek kanser türü.
Kadını ölümcül rahim ağzı kanserinden koruyan rahim ağzı kanseri aşısı HPV tip 6, 11, 16 ve 18’in neden olduğu kanser öncesi düşük dereceli lezyonları ve genital siğilleri önlüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, rahim ağzı kanseri aşısı ile ilgili soruları yanıtladı.
Rahim Ağzı kanseri nasıl oluşur?/ Neden oluşur/ oluşma sebepleri nedir?
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzında anormal hücre çoğalmasıdır. En önemli nedeni Human Papilloma Virüs yani HPV’dir. Rahim ağzı kanseri, HPV enfeksiyonuna yanıt olarak rahim ağzı duvarında anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla gelişir. Bu anormal hücreler bir araya gelerek tümör adı verilen kitleleri oluştururlar. HPV, temas ve cinsel ilişki yoluyla bulaşır. HPV virüsünün kuluçka süresi yaklaşık dokuz aydır. Enfeksiyon etkilerinin ortaya çıkması için virüsü aldıktan sonra yaklaşık bir yılın geçmesi gerekir. Bir çok vakada enfeksiyon sessiz kalıp, birkaç yıl HPV virüsünün etkileri ortaya çıkabilmektedir.
Meme kanseri gelişmiş toplumlarda, gelişen ve gelişmemiş toplumlara oranla çok daha fazla görülmektedir. Örneğin ABD’de her 8 kadından 1’i yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma riski içindeyken, Uzakdoğu’da ve gelişen toplumlarda bu oran 20 ile 26 kadında 1'dir. Ancak son zamanlarda Uzakdoğu ülkelerinde Batılılaşmaya yönelik bir yaşam değişikliği, bu oranı 15 ile 20 arasında 1 kadına indirgediği bildiriliyor. Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Meme Sağlığı ve Hastalıkları Birimi'nden Prof. Dr. Şükrü Aktan konuyla ilgili bilgi verdi.
Meme kanserine günümüzde neden olan faktörler nelerdir?
Meme kanseri üretken yaşta kadınlar arasında sıklıkla görülen bir kanser türüdür ve nadir de olsa erkeklerde de görülebiliyor. Günümüzde kanseri ortaya çıkartan en önemli faktörler şu şekilde sıralayabiliriz. Hastaların genetik özellikleri, hastalara ait bazı özellikler, kansere ortam hazırlayabilecek bazı riskler. Örneğin adetin erken yaşta başlaması, geç menopoz, doğum yapmamak, süt emdirmemek, aşırı kilo, aşırı alkol tüketimi gibi nedenler meme kanserinde risk faktörü olarak nitelendirilmektedir.
Östrojen tedavisi yumurtalık kanseri riskini artırabiliyor.
Uzmanlar, hormon tedavisi olmak isteyen kadınların doktorlarıyla konuşarak, tedavinin yararlı olup olmayacağına birlikte karar vermeleri gerektiğine işaret ediyor.
Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü uzmanları, yaptıkları geniş kapsamlı bir araştırmada, östrojen tedavisinin yumurtalık kanseri riskini artırabildiğini saptadı.
Erken teşhis edildiğinde meme kanseri bazen sadece radyasyonla da tedavi edilebilir. Ancak vakaların çoğunda habis bir tümör çıkartılmalıdır. Ameliyat sırasında operatör yakın olan koltuk altındaki lenf düğümlerinin bir kısmını da çıkarır. Çünkü kanserin yayılmaya (metastaz) başlayıp başlamadığını anlamanın tek yolu bu düğümlerin mikroskop altında incelenmesidir. Düğümlerin birkaçında kanser bulunması hepsinde bulunmasından çok daha iyi bir işarettir.
Ameliyatta operatörlerin çıkardığı dokuların miktarı değişkenlik gösterir ve hangi işlemin daha uzun süreli sonuçlar aldığı tartışma konusudur. Her yaka farklıdır. Doktorunuz, tümörün büyüklüğünü, yerini, kanserin cinsi ve büyüme hızını ve kanserin yaygınlığını dikkate alarak kararını verecektir.
Yapılabilecek ameliyatlar;
Radikal Mastektomi
Son yıllarda kanser tedavisinde önemli gelişmeler kaydedilmesine karşın, erken tanı hala önemini korumaktadır. Aslında hastalık başlamadan önce kansere dönüşebilecek hücrelerin saptanması erken tanı ve tedaviden daha önemli olup, kanser sıklığının ve kansere bağlı ölümlerin azaltılması açısından en temel noktayı oluşturmaktadır. Şimdi kadın genital sistem kanserlerinin azaltılması ve erken tanısı açısından izlenmesi gereken yollara bir göz atacağız.
SERVİKS (RAHİM AĞZI) KANSERİ
Kadın dış üreme organlarından vulva büyük ve küçük dudaklar, klitoris ve vagen girişini içeren bölgedir. Kadınlardaki kanserlerin %3'ü vulva kanseridir. Sıklıkla menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır.
Vulva kanserlerinin büyük bir kısmı squamoz tipte kanserlerdir. Yani cildi de döşeyen çok katlı dokunun kanserleridir. Bunun dışında özel kanser tiplerinden olan Paget hastalığı, bazal hücreli kanser, ve malign melanom da vulvada görülebilir.
Vulva kanserleri lokal olarak büyüyerek çevre doku ve organlarada hasara neden olurlar. İlk önce vulvada ülser şeklinde veya tümör şeklinde ortaya çıkar. Zaman ilerledikçe vulva bölgesindeki organlara , idrar yollarına, anüse, ve vaginaya ilerler. En son aşamada lenf damarlarına ulaşarak vücuda yayılır.
ŞİKAYETLER :
Dünyada, kardiyovasküler sistem hastalıklarından kaynaklanan ölümlerden sonra, ikinci sıklıkla görülen ölüm nedeni kanserlerdir. 1991 yılında, ABD'de toplam mortalitenin yaklaşık %23'ünün kanser nedeniyle olduğu hesaplanmıştır.
Kadınlardaki kanser insidansı değerlendirildiğinde, %32 ile meme kanseri birinci, %14 ile kolon ve rektum kanseri ikinci, %11 ile akciğer kanseri üçüncü sıklıkta görülmektedir.
Kadın genital sistemi; Uterus kanserleri %8, over kanserleri %4 ile bunlardan sonra gelmektedir. Kansere bağlı mortalite oranlarında ise, kadınlarda %21 ile akciğer kanseri ilk sırada, %18 ile meme kanseri ikinci, %13 ile kolon ve rektum kanseri üçüncü, %9 ile lösemi ve lenfoid doku kanserleri dördüncü sırada yer almaktadır. %5 ile over kanserleri, %4 ile uterus kanserlerinden olan ölümler bunlardan sonra gelmektedir.
Bazen PAP Smear testi kanser başlangıcı kabul edilen hücreler gösterir. Bu duruma "displazi" denir (Yunanca dys: kötü, plasis: kalıp, (biçim). Hafif displazi bazen kendi kendine kaybolur. Ancak kaybolmazsa birkaç yıl sonra kanseri ortaya çıkaracak olan sürecin başlangıcı olabilir.
Displazi en çok 25-50 yaşlar arasındaki kadınlarda bulunursa da; ergenlik çağından itibaren herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilir. Virüslerin sebep olduğu cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklarla ilgili bulunduğu ve çok kişiyle cinsel ilişkide bulunan veya cinsel ilişkiye 18 yaşından daha erken başlayan kadınlarda daha fazla görüldüğü düşünülmektedir.
Teşhis
Rahim kasları ve her ay menstrual kanama ile dökülen hücreleri içeren iki ayrı tabakadan oluşur. Rahim kanseri, rahim içini döşeyen endometrial hücrelerden geliştiğinden endometrial kanser olarak da adlandırılır.
Rahim kanseri, üreme organlarının kanserleri içinde en sık görülenidir. Elli yaş üzerindeki kadınlarda görülen bu kanser genellikle menopoz döneminden sonra ortaya çıkar.
Östrojen ve progesteron arasındaki dengenin bozulması endometrial kanser gelişiminde önemli rol oynar. Endometrial hücreler uzun süre yüksek dozda östrojene mağruz kalırsa kontrolsüz olarak büyümeye başlar. Önce endometrial hiperplazi ardından kanser gelişir. Progesteron ovulasyondan sonraki iki hafta süresince salınır ve endometrial hücrelerin büyümesini engeller. Ovulasyonun gerçekleşmediği olmayan kadınlarda endometrial hücreler fazla büyür,hiperplazi ve kanser gelişir.
Rahim kanserinin gelişmesinde rol oynayan risk faktörleri;
Ergenlik öncesi dönemde ya da ergenliğin hemen başında ortaya çıkmaları ile diğer over kanserlerinden farklılık gösterirler.Bunlar embryonik dönemde ortaya çıkan tabakalardan arta kalan hücrelerden köken alırlar.
Disgerminoma
Germ hücreli tümörler içinde en sık görülenidir.Bunların %15-20'si gebelikte ya da lohusalıkda saptanır.Her yaşta görülebilir ama 11-20 yaşlarda daha sıktır.Olguların %80'i 30 yaşından küçüktür. Çapları 5-15 cm olabilir.En sık karında kitle, şişlik, ağrı ve akut karın bulguları ile kendini belli eder. Nadiren vajinal kanama olabilir.Hastanın dış görünüşü dişi olmasına rağmen bazen Y kromozomu bulunabilir. Tümör belirteçi olarak bhCG kullanılabilir. Epitheliyal tümörlerin aksine erken dönemde teşhis edilirler.Tedavisi epitheliyal over tümörleri ile aynıdır.Cerrahi sonrası radyoterapi uygulanabilir.
Endodermal sinüs tümörü
Son yorumlar
1 gün 14 saat önce
2 hafta 6 gün önce
5 hafta 4 gün önce
6 hafta 1 gün önce
6 hafta 3 gün önce
6 hafta 4 gün önce
6 hafta 4 gün önce
8 hafta 17 saat önce
8 hafta 18 saat önce
8 hafta 1 gün önce