Jinekoloji Profösörü Robert Winston, kadının zevk aldığı ve orgazma ulaştığı bir cinsel birleşmeden sonra hamile kalma olasılığının artıyor olabilicegini soyledi.
İngiltere’nin en saygın tıp fakültelerinden biri olan Imperial college’da çalışma yapan Jinekoloji Profösörü Robert Winston, kadının zevk aldığı ve orgazma ulaştığı bir cinsel birleşmeden sonra hamile kalma olasılığınin artıyor olabilicegini soyledi.
Cinsel birleşme sayısının artmasıyla hamilelik olasılığının arttığı, kadının hamile kalabilmesi için erkeğin mutlaka orgazma ulaşması gerektiğinin bilinen gerçekler olduğuna dikkat çeken Winston, İngiltere’de istatistiksel bilgilerin ortalama bir çiftin normal bir cinsel birleşme sayısıyla bir ay içinde hamileliği gerçekleştirme oranının yüzde 18 olduğuna dikka çekti.
Gebelik döneminde anne adayındaki iyot eksikliğinin düşüklere, ölü, erken ya da düşük ağırlıklı doğumlara, bağışıklık sisteminin yetersiz kalmasına yol açtığı ve bebek ölüm oranlarında artışa neden olduğu belirtildi.
Uzmanlar, iyot eksikliğinin anne adayında bir ölçüde tolere edilebilirken bebekte guatr ve tiroid hormonlarının kanda çok az bulunması durumu olan hipotiroidiye neden olduğu, bunun dışında bebekte sağırlık, dilsizlik, cücelik ve zeka geriliğine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, jinekolojik hastalıklar, meme kanseri ve gebelik konusunda farkındalığı artırmak ve anne bebek ölümlerinin önlenebilmesini sağlamak amacıyla yürütülen ''Sadece Benim İçin'' projesinin ikinci ayağının gerçekleştirildiği Şanlıurfa'da AA muhabirine açıklama yaptı. Ünlü, iyotun insan vücudunda çok az bulunan, normal büyüme ve gelişme için gerekli olan bir mineral olduğunu söyledi. İyot eksikliğinin, tiroid hormonunun yapımında etkili olduğunu ifade eden Ünlü, yetersiz iyot alımının yetersiz tiroid hormonu üretilmesine neden olduğuna dikkati çekti.
Kadınların en fazla şikayet ettiği periyodik rahatsızlıkların başında regl ağrıları geliyor. Ağrı kesiciler, sıcak su torbaları zaman zaman kurtarıcı görevini üstlense de artık başrolde şifalı ot civanperçemi yer alıyor.
Birçok kadın, beden, cilt ve saç sorunlarına çözüm için doğadan yararlanıyor. Bu sorunlar arasında, adet düzensizlikleri ve ağrıları önemli bir yer taşıyor. Şifalı bitkilerin içinde ünlü bir ot var: Civanperçemi. Kadınlar regl döneminde bu bitkinin çayını içtiklerinde rahatlıyorlar. Ayrıca yumurtalık iltihaplanmasında da kadınların tercih ettiği şifalı bir bitki…
Bitkisel şifa formülleri her zaman için dikkat çekiyor. Nedeni atalarımızdan bugüne dek gelen ve eskimeyen bir şifa yöntemi olması. Şifalı otlara olan talep büyükannelerimizden bu yana hiç azalmadı ki!Hatta eskiden bu otlardan "sofraya aş, hastaya ilaç" olarak söz edilirdi. Doğadaki bu denge her zaman vardı. Bir hastalık baş gösterdiğinde, onun şifasının yine doğada olduğuna dair sözler hemen her dilde çok eski eserlerde yer aldı.
Psikolojik faktörler ve stresi daha sık yaşamaları nedeniyle, cinsel isteksizlik özellikle yüksek okul mezunu ve kariyer sahibi kadınlarda daha sık görülüyor.
Aile Sağlığı Araştırma Derneğinin ''Cinsel Danışmanlık Hattı''nı arayan kadınların katılımıyla yapılan araştırmaya göre, aile kararıyla evlenen kadınların cinsel sorunları, kendi kararıyla evlenenlere göre daha yüksek oranda.
Derneğin ''0212 282 01 01'' numaralı cinsel danışmanlık hattını 5 yıl içinde arayan kadınlara, isim ve adres istenmeden ''Sosyo Kültürel Faktörlerin Kadınının Cinselliğine Olan Etkisi'' konulu bir araştırmaya ilişkin sorular yöneltildi. Hattı arayan 26 bin kadından sadece 3 bin 513'ü bu araştırmada yer almayı kabul etti.
Dokuz aylık zor ama güzel marotonunuz sonra erdi. Hayatta en güzel duygulardan biri olan anneliği yaşadınız. Minik, bıdık, can, bitanesi... Artık nasıl hitap edersiniz bilmem ama yıldızınız yanınızda, daha ne istersiniz ki!
İsteyeceğiniz bir şeyi biliyorum aslında. Kendinize zaman ayırmanız, eşinize zaman ayırmanız, cinselliğe zaman ayırmanız. Doğum oldu, uykusuz geceler başladı ama bir yandan da artık günlük hayatınıza dönmek ve cinsellik yaşamak istiyorsunuz. Merak ettiğiniz birşey var o da doğumdan sonra cinsel hayatınızın nasıl olacağı...
Nasıl doğum yaparsanız yapın ister normal ister sezaryen eğer yaralarınız iyileşmişse, kanamalarınız kesilmişse ve cinselliği yaşamak istiyorsanız ilişkiye girebilirsiniz. Bu dönem doğumdan sonraki 6. haftadır. Eğer şikayetleriniz daha kısa sürede kaybolmuşsa ilişki doğum sonrası 4-5 haftada da başlayabilir.
Türkiye'de özellikle cinselliğin ayıp diye bastırıldığı bölgelerimizde en büyük kadın rahatsızlığı vajinusmus.
Soru: Sayın Kiper vajinusmus nedir, nasıl bir rahatsızlıktır?
Dr. Kiper: Cinselliği dünyanın en büyük ayıbıymış gibi öğrenen çocuklar büyüyünce büyük sorunlar yaşıyor. Kadınların yaşadığı en ciddi sorun bu; yani "vajinusmus." Yani hiçbir fiziksel engel olmamasına rağmen kadının cinsel ilişkiye girememesi. Aslında psikolojik birrahatsızlıktır. Biz bunu başarıyla tedavi ediyoruz. Erkeklerimizde ise "erken boşalma" sık görülüyor. Aslında erken boşalma bir rahatsızlık değil, cinsel bir uyumsuzluktur.
Ben binlerce erkeği tedavi ettim, şimdi hepsinin çok mutlu cinsel hayatları var. Tedaviye gelirken tedirgin başlıyorlar ama sonra çok rahatlıyorlar. Türk insanı artık cinsellikten de cinsel rahatsızlıklardan da utanmıyor. Çünkü herkesin başına gelebilir.Hiçbir farkı yok. Bazı hastalarımız cinsel rahatsızlıkları farklı algılıyor. Oysa cinselliği yaşamak nasıl hayatın normal bir parçasıysa, hastalığı da tedavisi de normal bir şey. Ben yıllardır Türk insanına bu konuda yardımcı oluyorum.
Pek çok kadın, yumurtalıklarının alınması ve rahminin kısmen veya tamamıyla çıkarılması gibi, jinekolojik bir ameliyattan sonra, cinsel arzularında azalma olacağını sanır. Cinsel yaşam hiç etkilenmeden bir yumurtalık çalıştığı sürece, öteki yumurtalıktaki bir tümör çıkarılabilir. Adet kanaması ve hormon salgılanması kesilmeyecektir.
Aynı şekilde bir miyom ameliyatı sonunda rahim boynunun alınması da kadının evlilik yaşamı ve hormon salgılanmasını etkilemeyecektir. Bununla birlikte kadınlar böyle ameliyatlardan sonra cinsel arzularının (libido) azalmasından yakınır. Rahim çıkarıldığı için adet kanaması kesilince, hormon salgılanmasının da son bulduğunu düşünürler. Artık kadın olmadıklarına inanırlar. Kendilerine güvenlerini yitirirler, libidoların azaldığı kuruntusuna kapılırlar.
Rahmin alınması, her ne kadar geçici olarak vaginanın büzüşmesi sonucunu doğurabilirse de, vagina yeniden esnek duruma gelir; geçici büzüşme, gelecekteki cinsel yaşam için endişeye kapılmayı gerektirmez. Penisin rahim ağzına dokunmasının cinsel ilişki sırasında duyumsanmayışına üzülmek yersizdir. Ameliyat, rahim ağzına penisin dokunma duygusunu ortadan kaldırmaz. Çünkü bu duygu aslında rahim ağzında değil, karın zarında duyulur.
Adet kanaması esnasında ya da hemen öncesinde kasıklarda ortaya çıkan rahatsızlık ve kramp tarzı ağrılara dismenore ya da menstrüel kramp adı verilir. Dismenore, primer ya da sekonder olabilir.
Primer dismenore, ilk adet kanamasından 1-2 yıl sonra ortaya çıkan, 25 yaş civarında ya da çocuk doğurduktan sonra azalan ya da kaybolan ve altta yatan patolojik bir nedenin bulunmadığı dismenoredir. Sekonder dismenorede ise ağrılı periodlara neden olan spesifik bir hastalık söz konusudur.
Nedenleri
Adet kanaması esnasında rahim, kendi içinde biriken kanı atmak için kasılır. Bu dönemde prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır ve bu maddeler kısmen rahim kasılmalarından sorumludurlar. Primer dismenoresi olan kadınlarda bu prostoglandin adı verilen maddelerin üretiminin fazla olduğu ya da uterusun bu maddelere aşırı cevap verdiği düşünülmektedir.
Ovulasyon (yumurtlama) ve bunu izleyen adet kanaması kesilince, kadın, artık bir daha döllenemez. Bu, cinsel isteklerin birdenbire kesileceği anlamına gelmez.
Bir kadın, tamamıyla son bulmadan önce adet kanamasının düzensizleştiğini söyleyebilir. Menopoz (adetten kesilme devresinden sonra) 45 ile 52 yaşları arasında başlar.
Menopoz devresini "cinsel yaşamın sonunun başlangıcı" olarak gören kadın, tersine kısa zaman arzularında bir artma duyabilir. Fakat karanlık bir geleceğin düşüncesi kabus gibi üzerine çöktüğü için, bu yaşlardaki kadınlar; çoğunlukla görüldüğü gibi, kompleksler içinde kıvranır, bunlar da cinsel soğukluğa veya büyük ruhsal karışıklıklara götürebilir.
İyimser bir kadın, "her ayki dertlerinden" kurtulduğu, herhangi bir gerileme olmadan cinsel yaşamını sürdürdüğü için mutlu olur. Orta ve daha ileri yaşlarda cinsel yaşamın gerek kadın, gerekse erkek için zararlı olduğu inancı yanlıştır. Aşırıya kaçmayan cinsel yaşam, sadece orta yaşlarda baş gösteren değişime canlılık getirmekle kalmaz, aynı zamanda, genç kalma duygusunu desteklediği ve gündelik işler üzerinde olumlu etkiler yaptığı için, ruhsal avantajlar da sağlar.
Beden ölçüsünü dert ederek cinsel hayatını öldüren kadınlardan olabilirsiniz...
Birlikle harika bir gece geçirdiniz. Birkaç, kadeh şarap içildi, size minik öpücükler verdi, bakışlarınız birbirinize kilitlendi. Bu aslında, çok sıcak ve heyecan verici bir an olmalı ama sizin tek görebildiğiniz karnınızdaki yağlar, tek hissedebildiğiniz de size kocaman gelen kalçalarınız. Spor salonunda bu kadar vakit geçirerek ne yaptığınızı merak etliğini bile düşünüyorsunuz! Oysa ki erkek arkadaşınızın o an tek hissettiği, destekli bir sutyen giymiş olmanızdan ötürü duyduğu aldatılmışlık hissi…
VÜCUDUNDAN MEMNUN DEĞİLSEN...
Aslında kadınları havadan çıkaran en büyük faktör, kendi vücutları hakkındaki olumsuz düşünceleri; gerçekle zayıf, yuvarlak hatlı veya kaslı olmaları da pek fark etmiyor. Önemli olan kafalarının içinde olup bitenler. Psikologlar, vücut tipi nasıl olursa olsun, bir kadının, herhangi bir nedenle kendi vücudundan memnun olmamasının seks hayatını etkileyeceğini belirtiyor. Bu durum kadının tahrik olmasını ve yaşadığı andan mutluluk duymasını engelliyor.
Son yorumlar
4 hafta 14 saat önce
4 hafta 14 saat önce
4 hafta 3 gün önce
4 hafta 3 gün önce
7 hafta 3 gün önce
8 hafta 6 gün önce
9 hafta 4 gün önce
10 hafta 6 gün önce
12 hafta 7 saat önce
12 hafta 19 saat önce