kadın hastalıkları

Mememi kaybettim ama hala kadınım

Kadını kadın yapan organlardan biri şüphesiz ki meme. Hasta memesini kanser yüzünden kaybettiği zaman 'kadınlığından eksilmiş' olduğunu düşünmeye başlıyor. Bu yüzden depresyona giriyor. Cinsel çekicilik endişesi artıyor. Memesi alınmış kadınların hayata bakışını, cinsel sorunlarını ve çözüm önerilerini uzman Psikolog Ebru Sorgun'la konuştuk.

Meme kanseri teşhisi konmuş kadın, ölümle yüz yüze olduğunu düşünüyor. Hayatında biri varsa kaybedeceği endişesi yaşıyor. Hayatındaki kişinin kendisini beğenmeyeceğini, yalnız ise kendisini kimsenin beğenmeyeceğini düşünüyor.

Hastalığın tedavisi sırasında ya da tedavi sonrasında psikiyatrik yardım için kadınlar psikiyatri kliniklerine yönlendiriliyor. Fransız Lape Hastanesi psikolog-psikoterapistlerinden Ebru Sorgun, kanser yüzünden memesi kısmen ya da tamamen alınmış kadınlara yönelik çalışmalar yapıyor. Sohbetimiz memesini kaybetmiş kadının ne hissettiğini anlamaya çalışmakla başlıyor:

Meme Kanserinin Nedenleri

Meme kanseri gelişmiş toplumlarda, gelişen ve gelişmemiş toplumlara oranla çok daha fazla görülmektedir. Örneğin ABD’de her 8 kadından 1’i yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma riski içindeyken, Uzakdoğu’da ve gelişen toplumlarda bu oran 20 ile 26 kadında 1'dir. Ancak son zamanlarda Uzakdoğu ülkelerinde Batılılaşmaya yönelik bir yaşam değişikliği, bu oranı 15 ile 20 arasında 1 kadına indirgediği bildiriliyor. Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Meme Sağlığı ve Hastalıkları Birimi'nden Prof. Dr. Şükrü Aktan konuyla ilgili bilgi verdi.

Meme kanserine günümüzde neden olan faktörler nelerdir?

Meme kanseri üretken yaşta kadınlar arasında sıklıkla görülen bir kanser türüdür ve nadir de olsa erkeklerde de görülebiliyor. Günümüzde kanseri ortaya çıkartan en önemli faktörler şu şekilde sıralayabiliriz. Hastaların genetik özellikleri, hastalara ait bazı özellikler, kansere ortam hazırlayabilecek bazı riskler. Örneğin adetin erken yaşta başlaması, geç menopoz, doğum yapmamak, süt emdirmemek, aşırı kilo, aşırı alkol tüketimi gibi nedenler meme kanserinde risk faktörü olarak nitelendirilmektedir.

Gebelikte kanama

Gebeliğin herhangi bir döneminde kanama ortaya çıkması ender görülen bir durum değildir, ancak neden mutlaka ortaya çıkarılmalıdır. Kanamanın nedeni basit bir serviks (rahimağzı) enfeksiyonu olabileceği gibi, ablatio placenta (ablasyo plasenta okunur-plasentanın erken ayrılmasıdır) ya da placenta previa (plasenta prevya okunur, "eşin" önde gelmesidir) gibi anne adayı ve bebek açısından hayati tehlike taşıyan bir durum olabilir.

Gebeliğin ilk yarısında meydana gelen kanamalarda düşük tehdidi veya düşük, dış gebelik veya mol gebeliği söz konusu olabilir. Serviks (rahim ağzı) lezyonları (enfeksiyonlar, erozyon ("yara"), CIN (servikste kanser öncüsü lezyonlar) gibi durumlar) özellikle cinsel ilişki sonrasında tahrişe bağlı olarak kanamaya neden olurlar.

Gebelikte idrar yolu enfeksiyonları

İdrar yolu enfeksiyonları kadın hastalıkları ve doğum hekimlerinin çok sık karşı karşıya kaldığı hastalıklardan birisidir. Jinekoloğa başvuran hastaların yaklaşık %10'unun idrar yolu enfeksiyonu sorunu olduğu tahmin edilmektedir. Öte yandan tüm kadınların %15-20'si hayatlarının bir döneminde idrar yolu enfeksiyonuna yakalanırlar.

Hamile kadınların ise yaklaşık %8'inde idrar yolu enfeksiyonları görülür. Görülen bu enfeksiyon herhangi bir belirti vermeyen ve asemptomatik bakteriüri, mesane enfeksiyonu (sistit) ya da böbrek enfeksiyonu şeklinde olabilir.

Kendi Kendine Meme Muayenesi

Memelerdeki yumruların % 75 inin selim olmasına karşın, bazıları da habistir. Bu nedenle kendinizin memenizi düzenli aralıklarla incelemeniz hayatınızı kurtarabilir, çünkü meme kanseri erken anlaşılırsa tedavi edilebilir.

Kendi kendine meme muayenesi ideal olarak adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında, ayda bir kez yapılmalıdır. Adet kanamasının başlamasıyla birlikte kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinlikleri nispeten azalır ve meme dokusunu incelemek kolaylaşır. Yukarıda belirtilen günler dışında ve özellikle de adet kanamasına yakın yapılan meme muayenelerinde bu hormonların etkisiyle memeler dolgun ve bastırmakla ağrılı olurlar. Bu da kendi kendine muayenenin etkinliğini önemli derecede azaltır.

Gebelikte Vajinal Enfeksiyonlar ve Akıntılar

* Gebelik hormonları vaginanın içindeki florada dengeyi bozup vajinal akıntı miktarını arttırırlar.

* Lökore ismi verilen bu akıntı bazen renksiz,genellikle süt kıvamında ve hafif kokuludur ve gebelikte normaldir.Gebeliğin ileriki aylarında bu akıntı daha da artar ve rengi koyulaşır.

* Bu akıntının rengi değişiyorsa,kokusu artıyor ise, kaşıntı ve yanma eşlik ediyor ise enfeksiyon var demektir.Doktorunuzu bilgilendiriniz.

Vajinal Akıntılar

Kadınların jinekoloğa başvurma sebeplerinin başında vaginadan gelen akıntılar gelir.Evli olsun veya bekar hemen hemen tüm kadınların yılda bir iki kez sosyal yaşantılarında rahatsızlığa sebep olan akıntılar değişik sebeplerden olmaktadır. Akıntıların özellikle bekar genç kızlarda ve menopozdaki kadınlarda başta olmak üzere herhangi bir sebebi yoktur. Bunlar fizyolojik akıntı (doğal akıntı) olarak adlandırılır. Bir enfeksiyon veya altında yatan bir neden var ise bu akıntılar fizyolojik olmayan akıntılar olarak adlandırılır.

Fizyolojik (doğal ) akıntılar:

Adenomiyozis

Adenomyozis endometriyum (rahim içi dokusu) ait salgı hücrelerinin rahim kasları içine doğru büyümesidir. Endometriyozis hastalığının bir çeşit rahim kası dokusu içinde olan şeklidir.Aslında kadınlarda çok sık görülür, fakat tanısı zor olduğu için önceden anlamak genellikle mümkün olmamaktadır. Genellikle başka sebeplerden dolayı yapılan rahim ameliyatlarının patolojik değerlendirilmesinde %60 oranda rastlantısal olarak görülmektedir. Görülme sıklığı 40 yaşından sonraki kadınlarda çok fazladır.

Adenomiyozisin yayılması genellikle rahimin tüm kas dokusuna birden fazla değişik bölgelerden olmaktadır. Nadiren sadece tek bir alanda rahim kası içinde adenomiyozis dokusu gelişebilir. Rahim kası dışında yayıldığı alanlardan biri de rahim bağları ve özellikle uterosakral ligamanlardır.

Adenomyozis bulguları ve şikayetleri nedir?

Endometriyozis

Endometriyozis (Endometriozis), rahim iç tabakasının (endometrium) rahim iç yüzeyi dışında bir yerde yerleşmesidir.

Rahim iç tabakası adet döngüsünün seyrinde her ay kalınlaşan ve belli bir süre sonunda kanamayla vücut dışına atılan bir dokudur. Rahim iç tabakası rahim iç yüzeyi dışında bir yere yerleştiğinde yine adet döngüsüyle birlikte kalınlaşma gerçekleşir ve yine kanamayla doku uzaklaştırılmaya çalışılır. Endometriyozis hastalığının yerleştiği dokular vajinayla dış ortama açılan rahimin aksine kapalı sistemlerdir ve kanama bu kapalı sistemin içine (genellikle karın boşluğuna veya yumurtalık dokusu içine) olur.

Prolaktin hormonu yüksekliği

Prolaktin hormonu yüksekliği ile ilgili oldukça fazla sayıda soru geldiği için bu konuyu genel hatları ile anlatmayı uygun buldum.

Prolaktin hormonu beyinde hipofizin ön lobundan salgılanan bir hormon olup, daha çok süt üretiminden sorumludur. Ancak süt üretim ve salgılamanın dışında adet düzeni ve üreme fonksiyonları üzerinde de önemli bir etkisi vardır. Prolaktin salgılanmasında artma olduğu zaman adet düzeni bozulmakta ve bazen adetin tamamen kesilebilmektedir. Adetten kesilme yakınması ile kliniğe başvuran hastaların üçte birinde prolaktin düzeyinde yükselme saptanmaktadır.

Anket

İçeriği paylaş