kadın cinselliği

Jinekolojik Bir Ameliyattan Sonra Cinsellik

Pek çok kadın, yumurtalıklarının alınması ve rahminin kısmen veya tamamıyla çıkarılması gibi, jinekolojik bir ameliyattan sonra, cinsel arzularında azalma olacağını sanır. Cinsel yaşam hiç etkilenmeden bir yumurtalık çalıştığı sürece, öteki yumurtalıktaki bir tümör çıkarılabilir. Adet kanaması ve hormon salgılanması kesilmeyecektir.

Aynı şekilde bir miyom ameliyatı sonunda rahim boynunun alınması da kadının evlilik yaşamı ve hormon salgılanmasını etkilemeyecektir. Bununla birlikte kadınlar böyle ameliyatlardan sonra cinsel arzularının (libido) azalmasından yakınır. Rahim çıkarıldığı için adet kanaması kesilince, hormon salgılanmasının da son bulduğunu düşünürler. Artık kadın olmadıklarına inanırlar. Kendilerine güvenlerini yitirirler, libidoların azaldığı kuruntusuna kapılırlar.

Rahmin alınması, her ne kadar geçici olarak vaginanın büzüşmesi sonucunu doğurabilirse de, vagina yeniden esnek duruma gelir; geçici büzüşme, gelecekteki cinsel yaşam için endişeye kapılmayı gerektirmez. Penisin rahim ağzına dokunmasının cinsel ilişki sırasında duyumsanmayışına üzülmek yersizdir. Ameliyat, rahim ağzına penisin dokunma duygusunu ortadan kaldırmaz. Çünkü bu duygu aslında rahim ağzında değil, karın zarında duyulur.

Adetten Kesildikten Sonra Cinsel Yaşam

Ovulasyon (yumurtlama) ve bunu izleyen adet kanaması kesilince, kadın, artık bir daha döllenemez. Bu, cinsel isteklerin birdenbire kesileceği anlamına gelmez.

Bir kadın, tamamıyla son bulmadan önce adet kanamasının düzensizleştiğini söyleyebilir. Menopoz (adetten kesilme devresinden sonra) 45 ile 52 yaşları arasında başlar.

Menopoz devresini "cinsel yaşamın sonunun başlangıcı" olarak gören kadın, tersine kısa zaman arzularında bir artma duyabilir. Fakat karanlık bir geleceğin düşüncesi kabus gibi üzerine çöktüğü için, bu yaşlardaki kadınlar; çoğunlukla görüldüğü gibi, kompleksler içinde kıvranır, bunlar da cinsel soğukluğa veya büyük ruhsal karışıklıklara götürebilir.

İyimser bir kadın, "her ayki dertlerinden" kurtulduğu, herhangi bir gerileme olmadan cinsel yaşamını sürdürdüğü için mutlu olur. Orta ve daha ileri yaşlarda cinsel yaşamın gerek kadın, gerekse erkek için zararlı olduğu inancı yanlıştır. Aşırıya kaçmayan cinsel yaşam, sadece orta yaşlarda baş gösteren değişime canlılık getirmekle kalmaz, aynı zamanda, genç kalma duygusunu desteklediği ve gündelik işler üzerinde olumlu etkiler yaptığı için, ruhsal avantajlar da sağlar.

Kadınlarda Cinsel Fonksiyon Bozuklukları

Kadında en sık görülen cinsel işlev bozuklukları cinsel isteğin azalması ya da kaybolması, eşin cinsel ilişki arzusuyla kadının arzusu arasında zamansal uyuşmazlık, orgazm bozuklukları, vajinismus, disparoni (ilişkide ağrı) ve erkeğin "cinsel davranışlarından memnun olmama" şeklinde olanlardır. Cinsel işlev bozukluklarını daha iyi anlayabilmek için bu bozuklukları cinselliğin evrelerine göre ayrı ayrı incelemekte fayda vardır:

1. Cinsel arzuyla ilgili bozukluklar: cinsel istek duymama (frijidite) ya da isteğin azalması

2. Cinsel uyarılma ve orgazmla ilgili bozukluklar

3. Cinsel ilişkide ağrı (vajinismus ve disparoni)

Bu hastalıklardan her biri için birincil (baştan beri varolan) veya ikincil (sonradan ortaya çıkan) ve genel (her zaman varolan) ve özel (partnerle ilişkide ortaya çıkan) ayrımları yapılabilir.

Cinsel arzuyla ilgili bozukluklar

Bu tür bozukluklarda cinsel arzunun azalması ya da tümüyle ortadan kalkması sözkonusudur. Her ne kadar bir kadında cinsel ilişkiye istek olmasa da cinsel ilişki kadının eşi tarafından başlatıldığında kadın uyarılabilmekte ve orgazm da olabilmektedir. Bu yüzden arzu azalması ile uyarılma ve orgazm bozukluğu ayrımı önemlidir.

Kadın ve Erkeklerde Cinsel Fonksiyon Bozuklukları

Cinsel işlev bozuklukları, cinsel ilgi veya yanıtın normal biçiminin sürekli bozulması durumu olarak tanımlanabilir. Bu tanıma göre daha önceleri, “cinsel sapma” olarak tanımlanan cinsel yönelim bozukluklarından farklı bir gruptur. Yukarıdaki tanımlamanın şu nedenlerden dolayı tatminkar olduğu söylenemez: Birincisi, çeşitli zamanlarda ve farklı insanlarda hatta aynı bireyde farklı zamanlarda cinsel ilgi ve performans spektrumu o kadar geniştir ki, “normal” deyimi neyin normal sayılacağı sorusunu akla getirmektedir. İkincisi herhangi bir bireyin cinsel işlevlerinde bozulma var diyebilmek için o kişi veya partnerinin bir sorun olduğunu düşünmesi gerekir; ancak bu düşünceye arkadaş çevresi, medya, farklı tıbbi görüşler gibi çevresel faktörlerden kolaylıkla etkilenebilmektedirler (Hawton 1989).

Kadın ve Erkekte Cinsel Tepkiler

Kadında Cinsel Uyarım Ve Doyum Safhaları Nelerdir?

Cinsel heyecanlanma dört safhada incelenir:
1- İlk safhada cinsel istek uyandırılır. Dış cinsel ve ruhsal istek, heyecanlanmanın bedensel işaretleriyle kaynaşır. Kan basıncı artar, kalp atışı hızlanır ve nefes almalar sıklaşır, gözler parlaklaşır, göğüsler duyarlı olur, cinsel organlarının dış ve iç bölgelerindeki kan yoğunluğu artar. Deride bulunan duyma noktaları hassaslaşır, vajina ıslaklaşır ve genleşir. Dış vulva dudakları hafifçe açılır, içtekiler büyür, klitoris kabarır.

2- Plato safhası denilen safhanın ikincisinde, heyecanlanma daha da artar ve onunla beraber bu olaya katılan vücudun bütün bölgelerinde cinsel ve kas gerginliği de çoğalır, nabız, nefes alma aralıkları ve kan basıncı artmaya ve hızlanmaya devam eder, çoğu zaman da belirgin bir cilt kızarması kendini gösterir. Örneğin, göğüslerde, boğazlarda ya da karında. Bu safhada ayrıca vajina ağız kısımları daralır, vajinanın iç bölümleri genleşir, vajinanın arka bölümünün son kısmında bulunun vulva hafifçe yükselir. Bu safha uzunca sürebilir, ki bu ara heyecan oldukça yüksek bir seviyede "platoda" sabit kalır.

Kadınlarda Aşırı Cinsel İstek

Genç yaşlarda ve evliliğin ilk dönemlerinde pek çok erkek bir gecede birden fazla cinsel temas isteğinde bulunabilir. Bu nevi istek genç ve sağlıklı bir kadında da görülebilir. Fakat bu, bir iki gece için olabilir. Bir kadında uzun süre günde pek çok defa cinsel temas arzusu duyulması normal bir şey değildir. Bu, bazı rahatsızlıkların işaretidir.

Sebepleri:
1) Genellikle kadının erkeği ile arasında cinsel uyuşmazlık olabilir. Cinsel temastan kadın bir şey anlamaz, bunun sonucu, cinsel temas isteği devam edebilir. Bilhassa kocasında BELGEVŞEKLİĞİ, İKTİDARSIZLIK olan kadınlarda bu durum görülür. Bu nevi rahatsızlığı olan bir koca, cinsel temastan önce el hareketleri ve sözleri ile karısını uyartıp yarı yarıya tatmin etmeli, ondan sonra cinsel temasta bulunmalıdır. En kısa zamanda da iktidarsızlık veya bel gevşekliği gibi rahatsızlıklarını giderme yollarına başvurmalıdır; bunlar tedavi edilebilir.

2) Bazen kadın-erkek yaş farkı fazla olur ve kadın gereğince cinsel temasta bulunamaz ve onda doyumsuzluk meydana gelir.

Genellikle kadındaki cinsel doyumsuzluk yukarıdaki iki ana sebepten ileri gelirse de bazı başka nedenlerden de olabilir, bunlar da şunlardır:

3) Kendi kendini tatmin veya sair nedenle kadının bızırında (klitorisinde) meydana gelecek aşırı duyarlılık.

Cinsel hastalıklar kadını kısır bırakıyor

Erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artması Türkiye'de cinsel yolla bulaşan hastalıkları tırmanışa geçirdi.Bu durum en çok kadını etkiyor. Öyle ki, tekrarlayan enfeksiyonlar kadını kısır bırakıyor!

Erken yaşta cinsel temas ve çok eşlilik Türkiye’de cinsel hastalıkları artırdı...

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Faruk Buyru, cinsel yolla bulaşan hastalıkların en önemli sonucunun kadının üst genital organlarında oluşan infeksiyon, yani “Pelvik inflamatuar hastalık” olduğunu söylüyor. Prof Buyru,cinsel aktif kadınların yüzde birinin bu infeksiyondan muzdarip olduğunu kaydediyor.

Diyabet cinselliği öldürüyor mu?

Türkiye’de yaklaşık beş milyon insanın sorunu olan diyabet, cinsel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Ancak bu sorunların bir çoğu basit tedbir ve tedavilerle düzeltilebiliyor.

Diyabette uzun bir süre kan şekerinin yüksek olması, büyük ve küçük damarlar ile sinirleri tahrip ediyor ve bu tahribat hangi organda ise ona ait sorunlar görülüyor. Diyabetin cinsel sağlık üzerinde yarattığı bu etki, kadınlarda vajinal kuruluk, cinsel isteksizlik ve enfeksiyonlara neden olurken erkeklerde daha çok impotans yani cinsel güçsüzlüğe yol açıyor.

Memeler ve Cinsellik

Memede salgı yapan hücreler tarafından oluşturulan lobül adı verilen birimler vardır. Lobüllerin birleşmesi ile loblar oluşur. Meme bezi memebaşı çevresinde yeralan 15-20 lobdan meydana gelir. Lobüller birbirlerine süt kanalları ile bağlıdır. Süt kanalları meme başına doğru birleşirler. Meme başının etrafindaki koyu renkli alana ise areola adı verilir.Meme bezi, çeşitli hormonların etkisi altında gelişimini tamamlar. Bu hormonların başlıcaları östrojen ve progesterondur. Salgılanan hormonların etkisi ile süt kanalları ve lobüller büyür ve gelişir.

Memelerin Yapısı Ve Büyüklüğü Cinsel Hayatı Nasıl Etkiler?

Hemen hemen her kadın memeleri ile ilgili endişeler taşır. Bazen iki memenin boyutu ya da şekli birbirinden azıcık da olsa farklıdır, bazen “memelerim küçük” endişesi ile yaşar, bazen de tersine, “büyük olmasından rahatsızlık duyar”. Sonuçta memelerinden mutlu kadın azdır. Kadın memesi, kadınların cinsel heyecana ulaşmasında anahtar rollerden birisine sahiptir. Tabi erkekleri de. Kadınların farklılık taşıdıkları 2.bölgedir ve bu nedenle de erkekleri, görsel olarak uyarırlar, erkeklerin farkında oldukları ya da olamadıkları tutkulu bakışlarının da hedefi olurlar.Peki ya, memenin büyüklüğü önemli mi? Kadınların çoğu küçük memeli olma endişesi yaşar. Hatta normal memeli olanlar da. Ancak meme büyüklüğü de, "zevkler ve renkler tartışılmaz" meselesidir. Yani bazı erkek büyük meme sever, bazısı ise küçük meme.

Güçlü Cinsel Yaşamın Sırları

Her erkek yaşamı boyunca güçlü bir cinsel yaşam sürdürmek ister. Bu genel sağlık içinde geçerlidir. Fakat bazı nedenlerden bir çok erkek yaşamının beklenmedik çağlarında cinsel güçlerini kaybederler, bu durum onları ve ailesini üzüntüye sokar.

Bu bölümde cinsel yaşamda güçlü olmak ve ömür boyu güçlü kalabilmek için cinsel yaşama olumlu ve olumsuz etki eden faktörlerden bahsedeceğiz.

Cinsel Yaşamı Etkileyen Şeyler:

1- Mastürbasyon: Mastürbasyon bölümünde çok genişçe izah edilmiştir.

2- Sigara: Tüm sağlığı ve cinsel gücü kemiren bir etkendir. Sigara içen pek çok genç vakitsiz iktidarsız olurlar. Bunlar sigarayı bıraktığında, bir süre sonra normal güçlerini kazanırlar.

3- Alkol: Sağlık ve cinsel güç için en tehlikeli etmenlerden biridir. Alkol tüm sinir sistemini tahrip ederek o şahsın süratle iktidarsızlığa sürüklenmesine neden olur.

Anket

İçeriği paylaş