Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı, cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir...
Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.
Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak zorundadır.
'İlk gece korkusu'nun kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğunu söyleyen Dr. Cem Keçe, 'Ne zaman gerdeğe girilmeli?' sorusunu şöyle yanıtladı: Evlendikleri gün çiftler, yorgun oluyor. Sarılıp uyuyorlar. Bu, normaldir. İlk gece gerdeğe girmek şart değildir
Birçok çiftin kabusu olan 'ilk gece korkusu'nu Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe anlattı...
'İlk gece korkusu' nedir?
Yeni evlenen çiftin, ilk cinsel girişim denemelerinde başarılı olamamasına yol açabilen 'ilk gece korkusu', bizim toplumumuzda sıklıkla yaşanan bir korkudur. Daha çok heyecanlı ve içe dönük kişilerde görülen 'ilk gece korkusu'; gerdek gecesi ilk kez cinsel ilişkiye girme konusunda çiftin duyduğu endişe, korku veya kaygıyı ifade eder. İlk cinsel deneyim, sonraki cinsel hayatın da en önemli belirleyicilerindendir.
İlk gece veya gerdek gecesi yeni evlenen çiftin evlendikleri ilk akşam (Zifaf gecesi) yalnız kaldıkları yatak odasına Anadolu'da verilen addır. Gerdeğe girmek, gelinle güveyin ilk gece baş başa kalmalarını tanımlar. Toplumumuzda cinsel konulardaki baskı ve kısıtlamalar yeni evli çiftler arasında gerdek gecesinde çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.
Çiftler, bir yandan gelinin çekingenliği ve tutukluğu, öte yandan erkeğin heyecanı altında ezilebilir, ilk birleşmede başarıya ulaşmak için bütün bu güçlükleri aşmak zorundadır.
Erkeğin eşinde cinsel istek uyanıp olgunlaşıncaya kadar beklemesi gerekir. İlk ilişkide aceleci davranma, zor kullanma gibi durumlar olumsuz sonuçlara yol açar. Bazı durumlarda da erkeğe kadının yardımcı olması gerekir. Eşe yardımcı olmak, her iki eşin de görevidir.
İlk İlişkide, İlk Gece Kızlık Zarı Bozulması Sırasında Ağrı Olur Mu?
İlk Deneyimin Önemi
Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, orgazm olamama, veya çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik (sorunlu) bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bu beklenen bir sonuçtur, zira kadın tarafından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılma zorunluluğu nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Netice itibarıyla hazırlıksız, uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.
İlk İlişki Mutlaka Ağrılı Mıdır?
Neden Böyle Bir Yapı Var?
Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmesine karşın, ortada delik olan bir yapının nasıl olup da enfeksiyonlara karşı koruyucu olacağı tartışma konusu olduğundan bu görüş tam olarak geçerli değildir. Aslında enfeksiyonların bakire olanlarda daha ender oluşmasının nedeni bu kızların cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamış olmalarıdır. PID (pelvik enfeksiyon) ve vajinit gibi enfeksiyon hastalıkları aktif cinsel yaşam başladığında, önemli bir kısmı cinsel yolla bulaşan bakterilerle başlatılan enfeksiyonlardır.
Kızlık Zarları Yapısal Olarak Farklılıklar Gösterebilir Mi?
Kızlık zarı veya diğer adı ile Hymen (Himen) bizim toplumumuzda da olduğu gibi sosyal yaşantıda önemli bir anlam taşımaktadır. Hymen aslında yunan mitolojisinde evlilik tanrısına verilen addır. Eski yunanda gerdek gecesi bu tanrıya adandığı için kızlık zarına Hymen denirdi. Toplumlarda tarihten bu yana saflığın ve el değmemişliğin sembolü olarak bilinen hymen ( himen diye de adlandırılır, kızlık zarı ) günümüzde gelişmiş ülkelerde gittikçe artık eski önemi ve anlamını kaybetmektedir. Bizim toplumumuzda en çok merak edilen ve doktora sorulan konulardan da biridir.
Kızlık zarı nerededir? Yapısı nasıldır?
Evlenen bir çiftin ilk gecede gerdeğe girmesine "zifaf" denir. Zifaf gecesi nasıl davranması gerektiğini bilmeyen pek çok genç erkek ve genç kız bulunduğunu sık sık duyuyoruz. Bu gençler zifaf gecesine bir öcü gibi bakıyor ve geceyi nasıl geçireceklerinin şaşkınlığı altında adeta ecel terleri döküyorlar.
Oysa zifaf gecesi korkulması değil, sevinçle değerlendirilmesi gereken bir gecedir. İnsan, bilmediğinden korkar. Bilmedikleri konular hakkında yeterli bilgi edinirse korkusu kalmaz. Evlilik yaşamı boyunca o gecenin anıları belleklerimizden silinmeyecek güzel izler bırakabilir. Yeter ki o gece nasıl davranılması gerektiği konusunda bilgi sahibi olalım.
Biz bu bölümde gençlerimizin ve genç kızlarımızın gereksinim duydukları bilgileri ayrıntılarıyla vermeye çalışacağız.
"Bekaret" özellikle kızlara özgü bir olgudur. Hiç cinsel ilişkide bulunmamış kızların dölyolu ağzında kızlık zarı denilen bir iç deri dokusu bulunur.
Kızlık zarı, döl yolu ağzını ortadan, küçük, yuvarlak ya da oval bir delik bırakarak çevreler. Bu zar, çok katı epitellerle örtülü iki mukoza yaprağının sırt sırta vermesinden oluşmuştur.
Kızlık zarı, genç kızın iç cinsiyet organları için yaratılan önemli bir koruyucudur. Bu zar olmasaydı, kadınların pekçoğunda görülen iltihap hadiseleri, ciddî akıntı halleri kızlarda da görülürdü. Kızlık zarı, enfeksiyonlara, çeşitli hastalıklara karşı bir sigortadır. Mesela, kısırlığa bile yol açabilen yumurta kanalı iltihapları genç kızlarda hemen hemen hiç görülmez.
Kızlık Zarı Türleri:
Bu iki yaprak arasında zar kıvamını sağlayan bağ dokusu, esnek liflerle kılcal damarlar ve duyu yetisini sağlayan sinirler bulunmaktadır.
Kızlık zarının Latince adı HYMEN'dir. Kızlık zarı (hymen) adı eski Yunan'dan gelir. Yunan mitolojisinde evlilik tanrısının adı Hymen (himen) dir. Eski Yunanda gerdek gecesi evlilik tanrısına adandığı için kızlık zarına hymen adı verilmiştir. Kızlık zarının ortası delik olup servikovaginal sekresyonlara ve adet kanına geçit verir. Genellikle kızlık zarı ortasındaki deliğin şekline ve yapısına göre isimlendirilir. Kızlık zarının yapısı, şekli, esnekliği her kadında farklıdır. İlk cinsel birleşmeden sonra kanama olup olmaması kızlık zarının şekline ve yapısına bağlıdır. Kızlık zarı bir kez yırtıldıktan sonra bir daha eski haline gelemez. İlk ilişkide yırtılmayan çok kalın ya da kapalı olan kızlık zarları jinekolog tarafından uyuşturularak kolaylıkla açılabilir. Kızlık zarı onarımı yalnız bir jinekolog tarafından yapılabilir.
Erkek Üstte
Herkes bu klasik pozisyonda başlar; erkek üstte, kadın altta, yüz yüze. Günümüzde basında bu pozisyon, olumsuz eleştirilere maruz kalmaktadır. Belki eski moda olduğundan, belki de ataerkil olduğundan dolayı. Esasında bu pozisyon, o kadar da kötü değildir. Kuvvet almak, sevgilinizle yakın temasda olmak ve hamile kalmak isteyenler için, bu pozisyon idealdir. Kadın iki bacağını yana doğru açabilir veya bacaklarını ğöğsüne doğru çekebilir. Bu her iki pozisyonda erkek kadının en hassas dış cinsel organına elle manipülasyon için erişemez, ama ilk pozisyonda ğöğüslerine erişebilir.
Bu pozisyonda bir kaç varyasyon sözkonusudur. İlki; kadın iskemlede veya alçak bir yatağın ucunda oturur, erkek dizlerinin üzerinde penisiyle vajinaya girebilir. Seks terapistleri her ne kadar bu pozisyonun klasik poziyondan daha da zevk verici olduğunu iddia etseler de, coğu insan bu pozisyonun yakın temas konusunda eksik kaldığını düşünmektedir.
İkincisi; kadın karnının üstüne yatar ve erkek arkadan vajinaya girer. Çoğu kadın için bu pozisyon, G-noktasını uyarır ama penisin rahim boynuna çarpması da acı verebilir. Yüz yüze olamama dezavantajı olsa bile çoğu çiftin favori pozisyonu arasındadır.
Son yorumlar
18 hafta 5 gün önce
19 hafta 3 gün önce
20 hafta 1 gün önce
20 hafta 2 gün önce
20 hafta 2 gün önce
21 hafta 18 saat önce
21 hafta 1 gün önce
21 hafta 2 gün önce
22 hafta 1 gün önce
22 hafta 3 gün önce