Son on yılda gündeme gelen ve hızla gelişmesine rağmen üzerinde yoğun tartışmaların olduğu bir konu olan doğum öncesi hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile, evlenme öncesinde eş seçimi hususundaki genetik müşavirlik hizmetleri giderek rağbet görmeye başlamıştır. Ancak meselenin ahlâkî, vicdanî ve insanî boyutu, fayda-zarar getirisi daha çok tartışılacağa benzemektedir.
Gebelik, hemoroid oluşumunu ya da varolan hemoroidlerin yarattığı şikayetlerin artmasını kolaylaştıran bir durumdur. Ancak alacağınız bazı önlemlerle gebeliğinizi bu açıdan hiçbir sorun yaşamadan atlatmanız mümkündür.
Hemoroid (basur, mayasıl), anüs ve rektum (kalınbarsağın son kısmı) bölgesindeki toplardamarların bir tür varisidir. Varis, toplardamarlardaki kıvrılmalar ve bölgesel olarak kan akımının ileri derecede yavaşlaması sonucu cilde veya hemoroid durumunda mukozaya yakın toplardamarların belirginleşmesidir. Bu belirginleşen toplardamar pakeleri ("toplulukları") dışkılama esnasında ve özellikle de kabızlık ve dışkının sert olmasına bağlı ıkınmada kolaylıkla yırtılarak kanar.
Adenomyozis endometriyum (rahim içi dokusu) ait salgı hücrelerinin rahim kasları içine doğru büyümesidir. Endometriyozis hastalığının bir çeşit rahim kası dokusu içinde olan şeklidir.Aslında kadınlarda çok sık görülür, fakat tanısı zor olduğu için önceden anlamak genellikle mümkün olmamaktadır. Genellikle başka sebeplerden dolayı yapılan rahim ameliyatlarının patolojik değerlendirilmesinde %60 oranda rastlantısal olarak görülmektedir. Görülme sıklığı 40 yaşından sonraki kadınlarda çok fazladır.
Adenomiyozisin yayılması genellikle rahimin tüm kas dokusuna birden fazla değişik bölgelerden olmaktadır. Nadiren sadece tek bir alanda rahim kası içinde adenomiyozis dokusu gelişebilir. Rahim kası dışında yayıldığı alanlardan biri de rahim bağları ve özellikle uterosakral ligamanlardır.
Adenomyozis bulguları ve şikayetleri nedir?
Hamile bir kadında rahatsızlığa yol açmaktan başka bir şey yapmaz gibi görünen bazı yaygın hastalıklar aslında, ceninin gelişimini etkileyerek, onda ciddi sorunlara neden olabilirler.
Kızamıkçık (rubella) kaşıntılı bir kızartı ve ateşe neden olan bir virüsün yol açtığı genellikle hafif bir hastalıktır. Ancak virüs gebeliğin ilk 10 haftasında alınırsa, plasentaya geçebilir ve cenini etkileyebilir. Erken gebelikte kızamıkçığa yakalanan kadınların doğurdukları bebeklerin yarısından fazlasında göz kataraktları, sağırlık, fıtık, kalp kusurları ve merkezi sinir sistemi kusurları gibi gelişimler vardır.
Gebeliğin daha sonraki dönemlerinde alındığında kızamıkçık doğum kusurlarına yol açmaz, ama bebek ciddi hastalıklara yol açabilen virüsle doğar. Bu bebeklerin çoğunda daha sonra şeker hastalığı ortaya çıkar.
Tanım: Vulva ve vajenin sık rastlanan infeksiyonları olup bir kısmı normal vajen florasında bulunan mikroorganizmaların çoğalması sonucunda bir kısmı ise cinsel temasla bulaşan infeksiyöz ajanlarla meydana gelir.
Etiyoloji: İnfeksiyöz vajenitler başta mayalar (Candida albicans) , bakteriler ve protozoonlar (Trichomonas vaginalis) olmak üzere viruslar, klamidyalar, mikoplazmalar gibi çok çeşitli mikroorganizmalar tarafından oluşturulabilir. Bakteriyel vajinoz Gardnerella vaginalis ve anaerobik bakterilerin sinerjik infeksiyonudur. Hem G.vaginalis hem de anaerobik bakteriler normal vajen florasında bulunmakla birlikte, vajinozda sayıları daha fazladır. Stafilokoklar, enterik basiller ve fusospiroketler vajinozların diğer bakteriyel nedenleridir. Entomoeba histolytica, Enterobius vermicularis, ektoparazitler, Herpes simplex virus, Human papilloma virus ve Mollusgum contagiosum sık olmayan vajenit etkenleri arasındadır.
Kadın dış üreme organlarından vulva büyük ve küçük dudaklar, klitoris ve vagen girişini içeren bölgedir. Kadınlardaki kanserlerin %3'ü vulva kanseridir. Sıklıkla menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır.
Vulva kanserlerinin büyük bir kısmı squamoz tipte kanserlerdir. Yani cildi de döşeyen çok katlı dokunun kanserleridir. Bunun dışında özel kanser tiplerinden olan Paget hastalığı, bazal hücreli kanser, ve malign melanom da vulvada görülebilir.
Vulva kanserleri lokal olarak büyüyerek çevre doku ve organlarada hasara neden olurlar. İlk önce vulvada ülser şeklinde veya tümör şeklinde ortaya çıkar. Zaman ilerledikçe vulva bölgesindeki organlara , idrar yollarına, anüse, ve vaginaya ilerler. En son aşamada lenf damarlarına ulaşarak vücuda yayılır.
ŞİKAYETLER :
Tanım: İlk akut salpenjit atağından sonra gelişebileceği gibi, genellikle daha önce geçirilmiş PİH’e bağlı pelvik hasarın ve yapışıkıkların oluştuğu olgularda komşu overin özellikle de ovulasyon bölgesinin infeksiyonu ve apse oluşturmasıdır. Apse RİA’ı veya tüberküloz, aktinomiçes gibi granülomatöz hastalıkları olanlarda görülebilir. Apseler genellikle iki taraflıdır ve etken olarak birden çok ajan sorumludur.
Etiyoloji: PİH ile aynıdır.
Kadınlardaki patolojik vajinal akıntıların en önemli sebeplerinden birisi de trikomoniazis adı verilen hastalıktır. Bu hastalığın etkeni olan "Trikomonas vajinalis" mikroskopik bir canlı olup bakteri ya da virüs değildir. İlk kez 1836 yılında tanımlanan organizma ovoid şekilde bir protozoon'dur.
Tirkomoniazis dolayısı ile paraziter bir enfeksiyon olarak nitelendirilir. Bu nedenle genel kanının aksine antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur.
Trikomonas cinsel ilişki ile bulaşabilen hastalıklar grubuna girmektedir. Herhangi bir yakınması olmayan asemptomatik hastalarda %5-15 oranında vajinada T.vajinalis bulunur. Enfekte hastaların %37'sinde trikomonas ile birlikte gonore'de bulunur. Hasta kadınların ise yaklaşık yarısının eşinde hastalık etkeni izole edilebilir. Kadınların %25'i hayatlarının herhangi bir döneminde bu enfeksiyona yakalanırlar.
Çağdaşlaşma ile birlikte modern kadının yaşantısında da büyük ve köklü değişiklikler meydana geldi. Geçmişte evde oturup çocuk bakan kadınların yerini çalışan ve üreten kadınlar aldıkça bu kadınların menstrüasyon dönemlerindeki ihtiyaçları da değişikliğe uğradı. Eskiden her ay yaşadıkları dönemi bez, pamuk gibi emici maddeler ile geçiren kadınlar hijyenik pedlerin piyasaya sürülmesi ve yaygın olarak kullanılması ile büyük rahatlık yaşamaya başladılar. Çalışma ve yaşam şartlarındaki sürekli değişim hijyenik pedleri de bir süre sonra yetersiz kılmaya başladı ve kadınlar adet dönemlerini diğer günlerden farksız geçirme isteklerini vajinal tamponlar ile sağladılar.
1500'lü yıllardan 1900'lü yılların başına kadar batı dünyasını kasup kavuran ve dolaşım sistemi ile sinir siteminde kalıcı hrabiyetlere sebep olan frengi 2. Dünya savaşından sonra keşfedilen güçlü antibiyotikler sayesinde büyük ölçüde önemini yitirmişken, AIDS hastalığının yaygınlaşması ve frengi ile HIV enfeksiyonu arasında yakın ilişki olması nedeni ile yeniden ilgi odağı haline gelmiştir.
Özellikle Kuzey Amerikada görülme sıklığı giderek artmaktadır. Hastalık Troponema Pallidum adı verilen bir bakteri tarafından yapılır. Yapılan onca araştırmaya rağmen hala daha bu mikroorganizmayı üretebilecek bir kültür ortamı bulunamamıştır.
Son yorumlar
2 gün 12 saat önce
3 hafta 2 saat önce
5 hafta 5 gün önce
6 hafta 2 gün önce
6 hafta 4 gün önce
6 hafta 5 gün önce
6 hafta 5 gün önce
8 hafta 1 gün önce
8 hafta 1 gün önce
8 hafta 2 gün önce