Anne adayı için hayati tehlike taşıyan dış gebeliğin erken dönemde tespiti için kan tahlili ve gebelik testinin yetersiz olduğunun altı çizildi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, anne adayı için hayati tehlike taşıyan dış gebeliğin erken dönemde tespiti için kan tahlili ve gebelik testinin yetersiz olduğunu belirterek, hamileliğin ultrason aracılığıyla da gözlemlenmesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Şatıroğlu, gebeliğin rahim içi yerine, fallop tüpleri, yumurtalıklar, karın içi ya da rahim ağzında oluşması halinde "dış gebelik"ten söz edildiğini bildirdi.
Gebelik döneminde anne adayındaki iyot eksikliğinin düşüklere, ölü, erken ya da düşük ağırlıklı doğumlara, bağışıklık sisteminin yetersiz kalmasına yol açtığı ve bebek ölüm oranlarında artışa neden olduğu belirtildi.
Uzmanlar, iyot eksikliğinin anne adayında bir ölçüde tolere edilebilirken bebekte guatr ve tiroid hormonlarının kanda çok az bulunması durumu olan hipotiroidiye neden olduğu, bunun dışında bebekte sağırlık, dilsizlik, cücelik ve zeka geriliğine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, jinekolojik hastalıklar, meme kanseri ve gebelik konusunda farkındalığı artırmak ve anne bebek ölümlerinin önlenebilmesini sağlamak amacıyla yürütülen ''Sadece Benim İçin'' projesinin ikinci ayağının gerçekleştirildiği Şanlıurfa'da AA muhabirine açıklama yaptı. Ünlü, iyotun insan vücudunda çok az bulunan, normal büyüme ve gelişme için gerekli olan bir mineral olduğunu söyledi. İyot eksikliğinin, tiroid hormonunun yapımında etkili olduğunu ifade eden Ünlü, yetersiz iyot alımının yetersiz tiroid hormonu üretilmesine neden olduğuna dikkati çekti.
Mukus inceleme yöntemi
Serviksten (rahimağzından) salgılanan mukus (mukus, "kaygan, yapışkan sıvı" anlamına gelir), siklus boyunca salgılanan farklı hormonların (östrojen ve progesteron) etkisiyle farklı özellikler gösterir. Bu değişiklikleri anlayabildiğinizde yumurtlama gününüzün olduğu zamanı da belirlemeniz mümkündür.
Günlük kontrollerinizde serviks salgınızın özelliklerini parmaklarınızı vajinanızın derinliklerine yerleştirerek elle belirlemelisiniz. Eğer salgının bir kısmını parmaklarınızla toplayıp dışarı alabilirseniz işiniz daha da kolaylaşır. Bakmanız gereken salgının kıvamı ve esnekliğidir.
Serviks salgısı siklusun ilk günlerinde yani östrojenin yükselmeye başladığı zamanlarda yapışkan bir özelliktedir.
Daha sonra östrojen yumurtlamanın hemen öncesinde maksimum seviyeye ulaştığında kaygan ve oldukça esnektir, çektikçe uzadığını görebilirsiniz.
Her anne baba adayının hayali sağlıklı ve problemsiz bir bebeğe sahip olmaktır. Bu amaca ulaşabilmek için tüm hamilelikleri boyunca doktor kontrolüne girerler ve doktorlarının önerilerine harfiyen uyarlar.
Ancak doğa bazen çok acımasıdır. Hamileliklerin çok büyük bir kısmı sorunsuz seyredip sağlıklı ve sağlam bir bebeğin doğumuyla yani mutlu sonla biterken bazı hamileliklerde ciddi hatta zaman zaman hayatı tehdit eden durumlar yaşanabilir. Zaman zaman ise bebekler umulduğu gibi sağlıklı değil çeşitli problemler ile doğarlar.
Doğum ile ilgilenen hekimlerin ilk plandaki amacı anne adayının ve bebeğin sağlığını kontrol altına almak ve olası problemlerde müdahalede bulunarak hem anne ve bebeğin sağlığını korumaktır.
Yumurta sperm tarafından döllendiği anda doğacak bebeğin cinsiyeti de bellidir. Bunu belirlemede yumurtanın yani annenin hiçbir rolü yoktur.
Cinsiyeti belirleyen erkekden gelen spermin taşıdığı kromozomdur.Cunku anne, yani dişi, XX kromozom yapısına, baba ise XY kromozom yapısına sahiptir. Bu durumda anneden her zaman X kromozomu gelecektir. Eğer babadan gelen sperm X kromozomlu ise doğacak bebek XX yani kız olacak, eğer sperm Y kromozomu taşıyor ise doğacak bebek XY yani erkek olacaktır.
1970’li yılların başlarından itibaren modern tıbbın hizmetine giren ultrason cihazları günümüzde gebelik izlemlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.
Ultrason cihazlarının çalışma prensibi, kulağın duyamayacağı yüksek frekanstaki (ultra-sound) ses dalgalarının üretilerek bir prob (transducer) yardımıyla dokuya yollanması ve daha sonrasında değişik yoğunluklardaki dokulardan yansıyan ses dalgalarının bir ekran (monitor) üzerinde görüntülenmesi esasına dayanmaktadır.
Özellikle bilgisayar teknolojileri ve endüstriyel alandaki gelişmeler bu cihazlardaki görüntü kalitesini arttırmış, her geçen gün de arttırmaya devam ettirmektedir.
En son teknolojik ürün olan 4 boyutlu (4D) ultrasonlardaki görüntü kalitesi, standart 2 boyutlu (2D) ultrasonlardan çok daha iyi olup -adeta MR cihazındaki gibi- dokulardaki detaylar ayrıştırılabilmektedir.
Ultrason Türleri
2 Boyutlu Ultrason (2d Ultrasound)
Tüp bebek Nedir?
Hayatımıza son 20 yılda giren ve bizim için hızla sıradan bir yöntem haline gelen tüp bebek uygulaması nedir ve nasıl yapılır?
Tüp bebek uygulamasını kısaca özetlemek gerekirse, kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarda döllenme işlemi diyebiliriz.
Bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki, uygun bir ortamda 48 saat bekletilir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşur. Bu döllenmiş yumurtalar embriyo (cenin) olarak adlandırılır ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilir.
Down sendromu ya da eski adlarıyla "mongolizm" veya "mongol bebek" ilk kez 1866 yılında Dr. John Langdon Down tarafından "özel bir tür zeka geriliği" olarak tarif edilmiş bir sendromdur. Moğol ırkına mensup insanlara çekik gözlülükleriyle benzemeleri nedeniyle Dr. Down bu bebekler için "mongoloid" terimini kullanmış, ancak daha sonra Asyalı bilim adamlarının baskısıyla "mongol" terimi tümüyle terkedilmiştir.
Down sendromunun genetik kaynaklı olduğu baştan beri düşünülmesine karşın bu bebeklerin kromozom haritasının çıkarılması ancak 1959 yılında mümkün olmuştur. Daha sonraki yıllarda Down sendromunun translokasyona bağlı şekilleri ve mozaik varyantı da olabileceği keşfedilmiştir.
Dünyada yaklaşık olarak 660 yenidoğan bebekten biri Down sendromu ile doğmaktadır. Bu haliyle Down sendromu insanlarda en sık görülen malformasyon (yapısal bozukluk) türüdür.
Nasıl oluşur?
Down sendromu insanlarda en sık görülen kromozom anomalisi türüdür. Zeka geriliği yapması ve erken yaşta ölüme neden olması nedeniyle önde gelen toplumsal sorunlardan olan Down sendromu olgularının tümü olmasa da önemli kısmı, gebelik döneminde çeşitli tanı yöntemleriyle tanınabilmekte ve ailelere gebeliği devam ettirme ya da sonlandırma seçenekleri sunulabilmektedir.
Down sendromu nedir?
Down sendromu ya da eski adlarıyla "mongolizm" veya "mongol bebek" ilk kez 1866 yılında Dr. John Langdon Down tarafından "özel bir tür zeka geriliği" olarak tarif edilmiş bir sendromdur. Moğol ırkına mensup insanlara çekik gözlülükleriyle benzemeleri nedeniyle Dr. Down bu bebekler için "mongoloid" terimini kullanmış, ancak daha sonra Asyalı bilim adamlarının baskısıyla "mongol" terimi tümüyle terkedilmiştir.
Yenidoğan bebeklerin yaklaşık %3'ünde doğumda yapısal ya da işlevsel bir anomali (kusur, sakatlık) bulunur. Bu anomalilerden bir kısmında neden belirlenebilirken, büyük bir kısmında neden olan etken ya tahmin edilebilir ya da bilinemez.
Bazen doğumda bariz olmayan işlevsel anomaliler bebeğin yaşı ilerledikçe ortaya çıkabilmektedir (zeka geriliği, ya da bazı içorgan hastalıkları gibi). Bu anomaliler de hesaba katıldığında yenidoğan bir bebeğin anomalili doğma olasılığı %6-7'ye kadar çıkabilmektedir.
Doğumsal anomaliler yaşamın ilk bir yılındaki ölümlerin başta gelen nedenidir.
Erken doğan ve/veya ölü doğan bebeklerde de bedensel sakatlıklara sıklıkla rastlanmaktadır.
Günümüz bilgilerine göre bebekte anomali yaratan etkenlerin yüzdesel dağılımı şu şekilde özetlenebilir:
Genetik nedenler
Son yorumlar
18 hafta 3 gün önce
19 hafta 1 gün önce
19 hafta 6 gün önce
20 hafta 13 saat önce
20 hafta 16 saat önce
20 hafta 5 gün önce
20 hafta 6 gün önce
21 hafta 22 dakika önce
21 hafta 6 gün önce
22 hafta 1 gün önce