depresyon

Depresyon Cinselliği Olumsuz Etkiliyor!

Depresyonun kişinin hayatını etkilediği önemli alanlardan biri de cinsel yaşam. Depresyonda olan kişilerde, isteksizlik, zevk alamama, erkeklerde iktidarsızlık, kadınlarda vajinismus gibi cinsel işlev bozuklukları yaşanabiliyor.

Depresyon ve cinsel sorunlar ilişkisinde olumsuz bir kısır döngü yaşanıyor. Bu döngü içerisinde depresyon cinsel sorunlara neden olurken, tam tersine cinsel sorunlar da depresyonu ağırlaştırabiliyor. Depresyonun etkisiyle yaptığı hiçbir şeyden zevk alamayan kişinin yetersizliği nedeniyle suçluluk duyacağına dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikolog Aylin Sezer şunları söylüyor:

“Yaşanan suçluluk duygusu depresyonun yarattığı kendine güvensizlik duygusunu besleyecek, bunun sonucunda kişi cinsellikten kaçınacaktır. Depresif sürenin uzaması, ağırlaşan umutsuzluk ve karamsarlık, cinsel istek kaybının yanında daha önce var olmayan cinsel sorunların ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Hasta cinsel hayatının tamamen sona erdiğini düşünerek depresyonunu daha ağır yaşamaya başlıyor.”

İstek kaybı, zevk alamama ve performans kaygısı her iki cins için ortak olsa da, depresyonun yol açtığı cinsel işlev bozuklukları erkeklerde ve kadınlarda farklılık gösterebiliyor. Psikolog Sezer’in verdiği bilgiye göre, kadınlar cinsel uyarılma, orgazmla ilgili problemler, vajinismus yaşarken, erkeklerde sertleşme kaybı, erken-geç boşalma sorunları ortaya çıkıyor.

Lohusalık depresyonu (Puerperal depresyon)

Doğum sonrası hüzün (annelik hüznü), doğum yapan annelerin %50’sinde ilk hafta içinde görülür. Ve çoğu kadında 48 saat sürer.100 loğusadan bir tanesinde ise psikiyatrik tedavi görecek kadar depresyon şiddetlenebilir.Eğer depresyon 2 haftadan fazla sürer ise uykusuzluk,iştah kaybı,umutsuzluk hatta intihar düşüncesi ve bebeğe yönelik saldırganlık söz konusu ise tedavi zorunludur. Annelik hüznü geçici bir durumken, lohusalık depresyonu, profesyonel yardım alınmaksızın atlatılamayacak bir rahatsızlıktır. Lohusalık depresyonu görülme sıklığı yüzde 17'leri bulmakta olup , annenin yaşına, eğitim durumuna veya sosyal statüsüne bağlı değildir.

Loğusalık depresyon ve bunun ana nedeni doğum sonrası östrojen ve progesteron düzeyinde ani düşmedir.Genellikle ikinci kez anne olanlarda daha sık görülür.

Depresyon Nedir? Beliritileri Ne Olmaktadır?

Doğum Sonrası Duygular

Hamilelik ya da doğum sonrasında pek çok kadında duygu-durum bozukluğu meydana gelebiliyor.

1-Doğum sonrası hüzün yaşantısı:

Doğumu izleyen 2-4. gün oluşabilmektedir. Hafif düzeyde de olsa gerginlik,yorgunluk, çocuğunun ya da kendisinin sağlığını konu edinen endişeler, ağlama, sıkıntı, dikkati odaklayamama ve uykuya dalmada sorun ya da sık uyanma görülebilmektedir. Bu durum en yoğun olarak iki gün kadar yaşandıktan sonra, iki hafta kadar sonra düzelir. Doğum yapan kadınların en az yarısında görülmektedir. Belirtiler herhangi bir tedavi uygulanmadan kendiliğinden geçmektedir.

Doğum sonrası hüzünde risk etmenleri:

*Kişinin kanında bulunan kortizol düzeyinin yüksek olması

*Kişinin ilk adetinin yaşıtlarına göre daha küçük bir yaşta gerçekleşmesi

* Bireyinin adetlerinin yaşıtlarına göre daha kısa sürmesi.

Çevredekilerce yapılabilecekler:

Doğum kontrol hapları ile ilgili klinik problemler

Tüm ilaçlarda olduğu gibi doğum kontrol haplarının kullanımı sırasında da bazı sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlardan bazıları hasta uyumunu etkileyerek ilaç kullanımını terk etmesine neden olabilir. Oral kontraseptif kullanımında görülen etkilerin hemen hemen hepsi zararsızdır ve kolaylıkla üstesinden gelinebilecek durumlardır. Gerçekçi olmak gerekirse doğum kontrol hapı kullanan kadınların %80'inden fazlasında herhangi bir yan etki ortaya çıkmamaktadır.

Doğum kontrol hapı kullanımında en sık karşılaşılan olumsuzluklar şunlardır:

Ara kanamalar, lekelenmeler

Kişinin tedaviye olan uyumunu etkilyen en önemli faktörlerden brisi hap kullanımı sırasında görülen ara kanamalar ve lekelenmelerdir. Bu kanamalar hastada korku ve endişeye neden olabilir.

Anket

İçeriği paylaş