Rahim ağzı kanseri, sağlıklı kadınlarda yapılan düzenli tarama ile önlenebilen tek kanser türü.
Kadını ölümcül rahim ağzı kanserinden koruyan rahim ağzı kanseri aşısı HPV tip 6, 11, 16 ve 18’in neden olduğu kanser öncesi düşük dereceli lezyonları ve genital siğilleri önlüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, rahim ağzı kanseri aşısı ile ilgili soruları yanıtladı.
Rahim Ağzı kanseri nasıl oluşur?/ Neden oluşur/ oluşma sebepleri nedir?
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzında anormal hücre çoğalmasıdır. En önemli nedeni Human Papilloma Virüs yani HPV’dir. Rahim ağzı kanseri, HPV enfeksiyonuna yanıt olarak rahim ağzı duvarında anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla gelişir. Bu anormal hücreler bir araya gelerek tümör adı verilen kitleleri oluştururlar. HPV, temas ve cinsel ilişki yoluyla bulaşır. HPV virüsünün kuluçka süresi yaklaşık dokuz aydır. Enfeksiyon etkilerinin ortaya çıkması için virüsü aldıktan sonra yaklaşık bir yılın geçmesi gerekir. Bir çok vakada enfeksiyon sessiz kalıp, birkaç yıl HPV virüsünün etkileri ortaya çıkabilmektedir.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru, Türkiye'de erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artmasının cinsel hastalıkları artırdığını söyledi.
Günümüzde pek çok nedenden dolayı cinsel yolla bulaşan hastalıklarda önemli bir artış olduğunu belirten Buyru, yeterli tedavi uygulanmadığında önemli sonuçlar doğurabilecek bu hastalıkların en çok kadınları etkilediğini söyledi.
Prof. Dr. Buyru, cinsel yolla bulaşan hastalıkların en önemli sonucunun kadının üst genital organlarında oluşan infeksiyon, yani ''Pelvik inflamatuar'' olduğunu ifade ederek, bu hastalığa neden olan risk faktörlerini, ''mevcut cinsel temasla bulaşan hastalık, daha önce geçirilmiş infeksiyon, erken yaşta cinsel temas, çok sayıda partner ve alkol kullanımı olarak'' sıraladı.
Buyru, ''Pelvik inflamatuar tekrarlayabilen bir hastalık. İlk görüldüğünde kısırlığa yola açma oranının yüzde 8, ikinci tekrarında yüzde 20, üç veya daha fazla geçirilmiş bir infeksiyonda yüzde 40'a çıkıyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için mutlaka prezervatif kullanmak gerekiyor. Türkiye''de de erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artması cinsel hastalıkları çoğalttı'' şeklinde konuştu.
Evlenmeyi planlayan çiftlerin cinsellikle, cinsel yolla geçen hastalıklarla ilgili ve genetik hastalıklar açısından bir danışma almaları hem aile planlaması hem de sağlıklı bir nesil oluşturulması için çok önemlidir. Böyle bir danışmada genel olarak cinsel organların anatomisi ve fonksiyonları hakkında bilgi alırken, üreme sağlığı ve fizyolojisi hakkında da bilgi sahibi olabilirler. Özellikle evlenecek kadının ilk kez bir cinsel tecrübesi olacaksa, evlenmeden önce yapılan bir jinekolojik muayene, olabilecek olumsuzlukları önceden tespitte yararlı olup, gerekli önlemlerin alınmasını mümkün kılar.
Bu muayene ile örneğin kızlık zarının ve vagenin yapısal özelliği nedeni ile ilişkiyi imkansızlaştırması, yada zor olması yada fazlaca kanamaya yol açacak olması hatta bazen vagene kadar yırtık oluşması olasılığı önceden tespit edilebilir varsa bir enfeksiyon tedavi edilebilir.
Erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artması Türkiye'de cinsel yolla bulaşan hastalıkları tırmanışa geçirdi.Bu durum en çok kadını etkiyor. Öyle ki, tekrarlayan enfeksiyonlar kadını kısır bırakıyor!

Erken yaşta cinsel temas ve çok eşlilik Türkiye’de cinsel hastalıkları artırdı...
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Faruk Buyru, cinsel yolla bulaşan hastalıkların en önemli sonucunun kadının üst genital organlarında oluşan infeksiyon, yani “Pelvik inflamatuar hastalık” olduğunu söylüyor. Prof Buyru,cinsel aktif kadınların yüzde birinin bu infeksiyondan muzdarip olduğunu kaydediyor.
Cinsel ilişki ile yayılan mikrobik hastalıklar var. Bunlardan bazıları çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Teşhiste geç kalınırsa, yaşamı bile tehdit edebilenleri var. Örneğin AIDS böyle bir enfeksiyon. Hepatit B de öyle... Ayrıca bu hastalıklarda son yıllarda bütün dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de ciddi bir artış var.
Bunlardan, eskiden sık görülen bazılarına günümüzde yeniden rastlamaya başladık. Örneğin Sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu) son yıllarda yeniden yaygınlaşıyor.
Ayrıca eskiden çok seyrek görülen bazı cinsel enfeksiyonlarda (klamidya, mikoplazma...) son yıllarda önemli bir artış dikkati çekiyor.
Viral kökenli cinsel hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Özellikle genital Herpes şehir toplumlarında çok sık görülmeye başlandı. AIDS hastalığına yol açan HIV enfeksiyonu apayrı bir problem.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında parazitik enfeksiyonlar da var. Trikomoniyas, giardiyas, amebiyas bunların en önemlileri. Bu gruba mantar hastalıkları da dâhil edilebilir.
Enfeksiyonlar normal hayatın bir parçasıdır. Hemen hepimiz zaman zaman öksürük, soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlara yakalanırız. Özellikle kadınların büyük bir kısmı hayatlarının herhangi bir döneminde sistit vajinit gibi enfeksiyolar geçirirler. Gebelik bazı enfeksiyonların normalden daha sık geçirildiği bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar zaman zaman anne adayı ve gelişmekte olan bebekte problem yaratabilirler. Bu bölümde gebelikte sık görülen enfeksiyonlar incelenmektedir.
Öksürük, soğuk algınlığı, nezle
1500'lü yıllardan 1900'lü yılların başına kadar batı dünyasını kasup kavuran ve dolaşım sistemi ile sinir siteminde kalıcı hrabiyetlere sebep olan frengi 2. Dünya savaşından sonra keşfedilen güçlü antibiyotikler sayesinde büyük ölçüde önemini yitirmişken, AIDS hastalığının yaygınlaşması ve frengi ile HIV enfeksiyonu arasında yakın ilişki olması nedeni ile yeniden ilgi odağı haline gelmiştir.
Özellikle Kuzey Amerikada görülme sıklığı giderek artmaktadır. Hastalık Troponema Pallidum adı verilen bir bakteri tarafından yapılır. Yapılan onca araştırmaya rağmen hala daha bu mikroorganizmayı üretebilecek bir kültür ortamı bulunamamıştır.
Neisseria gonorrhoeae (gonokok) adı verilen bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık görülenidir.
A.B.D.'de her 30 saniyede bir kadının bel soğukluğuna yakalandığı ileri sürülmektedir. Bu kişiler 3-5 gün süren kuluçka dönemi süresince ileri derecede bulaştırıcı olmaktadırlar. Gonoreli bir erkek ile ilişki kuran her kadın enfekte olmaz. Sadece %60-90 kadında enfeksiyon gelişir. Kadından erkeğe bulaşma ise daha zordur.
Gonoreli bir kadınla ilişkide bulunan erkeklerin %20-40'ı enfekte olur.
Kadınlarda en çok rahim ağzında yerleşir.
Kendinizi zorlayan hedefler belirlemeyin: Pek çok kişi cinselliğin uzun sürmesini iyi performans olarak düşünür. Oysa iyi bir performans sadece süreyle belirlenmez. Önemli olan partnerinizle birlikte sizde mutluluk ve tatmin yaratan bir cinsellik yaşamanızdır. Bu nedenle kendinize fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıcı hedefler koymayın. Ancak eğer erken boşalma sorununuz olduğunu düşünüyorsanız hekiminize danışın.

Tek seferlik başarısızlıkta hemen panik olmayın: Cinsel performansınız fiziksel sorunlar kadar uyku seviyeniz, stres düzeyiniz, duygusal durumunuz, ortam, partneriniz gibi pek çok faktörden etkilenir. Tek sefer başarısızlığı nihai sonuç zannetmeyin. Sorununuz devam ediyor ve cinsel yaşam kalitenizi azaltıyorsa doktorunuza danışın.
Bu başlık altında toplanan hastalıklar iki insan arasında oluşan cinsel nitelikli yakın temasla bulaşan mikrobik (bakteri, virüs, parazitlere bağlı) hastalıklardır. Önceleri zührevi hastalıklar olarak anılan bu hastalıkların bir kısmı yanlızca genital bölgede belirtilere neden olurken (kadında vajinal akıntı, erkekte üretradan akıntı, heriki cinste genital bölgede ülser gibi), diğer bir kısmı tüm vücudu etkileyen genel belirtilere neden olurlar (frengi, hepatit B ve AIDS gibi).
Son yorumlar
1 gün 14 saat önce
2 hafta 6 gün önce
5 hafta 4 gün önce
6 hafta 1 gün önce
6 hafta 3 gün önce
6 hafta 4 gün önce
6 hafta 4 gün önce
8 hafta 17 saat önce
8 hafta 18 saat önce
8 hafta 1 gün önce