Cinsel İlişki

Yüz binlerce çift aseksüel yaşıyor!

Pek çok evlilikte cinselliğin büyüsü 2-3 yıl içinde azalmaya başlıyor. Bu azalma 5-10 yıl içinde pek çok evlilikte aseksüelliğe kadar gidiyor

Cinsel ilişkinin yılda 4-5 kereye düşmesi bazen de tamamen bitmesiyle kendini gösteren aseksüel evlilikler, her zaman boşanmayla sonuçlanmasa da beraberliği yaralayabiliyor. Cinsel Eğitim Tedavi Araştırma Derneği Üyesi ve Acıbadem Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Cem İncesu, sorularımızı yanıtladı.

Evlilikte aseksüelliğin nedenleri neler?
Öyle çiftler var ki aralarında kavga yok, sorun yok, “Dünyaya ortak bakıyoruz, gezmekten keyif alıyoruz” diyorlar ama ikisinde de büyük bir boşluk var. Cinsellik yok ya da formalite icabı gidiyor. Türkiye‘de böyle çok çift var.

Aseksüellik için bir kriter var mı?
Yılda 4-5 kerenin altında kalan cinsel ilişkiyi biz aseksüellik olarak kabul ediyoruz. Tabii hiç yaşanmayan cinselliğin oranı da az değil.

Dondurma yedikten sonra cinsel ilişkiye girmeyin

Yaz aylarında cinsel istekte artış olduğunu söyleyen uzmanlar uyarıyor: Soğuk içeceklerden veya dondurma yedikten sonra cinsel ilişkiye girmeyin.

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Genel Başkanı Cem Keçe, cinselliğin mevsimi olmamasına rağmen yaz aylarının gelmesiyle birlikte cinsel istekte artış gözlendiğini, insanların havalar ısındıkça daha çok seks yapmaya başladıklarını söyledi.

Güneş ışığının cinsellik için önemli olduğuna dikkati çeken Keçe, ''Işık kesildiği zaman mutluluk hormonu olan 'serotonin' seviyesi düşer, insanlar daha mutsuz olurlar. Doğanın baharda yeniden canlanması gibi insanların cinsel hayatı da baharda ve yazın canlanabilir'' dedi.

Sağlıklı cinsel ilişki ömrü uzatıyor

Seksolog ve psikolog olan, "Mutlu İnsanların Seks Hayatı" adlı bir kitap da yazan Pascal de Sutter'ın bu tezi bilim dünyası tarafından da desteklendi.

Sutter, yarım saatlik seks sırasında 200 - 300 kalori harcandığını, belleğin güçlendiğini, toksinlerin vücuttan atıldığını ve cildin parladığını kaydetti. Seksin kan dolaşımını hızlandırırken, kalp ve damar sisteminin güçlenmesini sağladığını da vurguladı.

SEVGİLİNİN TERİ İLAÇ
Pascal de Sutter'in iddiasına göre; aktif seks hayatı olanlar çok daha uzun süre yaşıyor. Seks hayatı bitenler daha hızlı yaşlanıyor.

Sevişirken çiftlerin terlerinin birbirine geçtiğini, bunun bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek hastalıklara karşı aşı etkisi gördüğünü savunana Sutter, seks hayatı aktif olanların prostat ve meme kanserine, hatta nezleye bile yakalanma riskinin düştüğünü belirtti.

İlk gece gerdeğe girmek şart değil

'İlk gece korkusu'nun kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğunu söyleyen Dr. Cem Keçe, 'Ne zaman gerdeğe girilmeli?' sorusunu şöyle yanıtladı: Evlendikleri gün çiftler, yorgun oluyor. Sarılıp uyuyorlar. Bu, normaldir. İlk gece gerdeğe girmek şart değildir

Birçok çiftin kabusu olan 'ilk gece korkusu'nu Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe anlattı...

'İlk gece korkusu' nedir?
Yeni evlenen çiftin, ilk cinsel girişim denemelerinde başarılı olamamasına yol açabilen 'ilk gece korkusu', bizim toplumumuzda sıklıkla yaşanan bir korkudur. Daha çok heyecanlı ve içe dönük kişilerde görülen 'ilk gece korkusu'; gerdek gecesi ilk kez cinsel ilişkiye girme konusunda çiftin duyduğu endişe, korku veya kaygıyı ifade eder. İlk cinsel deneyim, sonraki cinsel hayatın da en önemli belirleyicilerindendir.

Daha zevkli bir cinsel yaşam için!..

20-40 yaşları arası seksin en yoğun yaşandığı, kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir.

Yaş ilerledikçe veya uzun birlikteliklerde cinsel istekte azalma, erkeklerde ereksiyon ve boşalma problemleri, kadınlarda lubrikasyon-kuruma- problemleri meydana gelebilir. Bu gibi faktörler cinselliği de mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale getirebilir. Bu rutin yaşam; çiftlerin birbirleriyle yakınlaşmaları, arzularını muhafaza edebilmeleri, vücutlarıyla barışık olmaları, fantezilerini geliştirebilmeleri, cinsel tercihlerini gözden geçirmeleri gibi hususlarla önlenebilir. Cinsel IQ, kişinin tercihlerini, duygularını, seks sırasındaki kokusu ve çıkarttığı sesler ile vücudunu, cinsel aktivitedeki limitlerini, yasak olan ve olmayan noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri muhakeme etmesi ve tüm bu faktörlerle kendini kabullenmesidir. Bu nedenle iyi bir cinsel yaşamdaki önemi ölçülemez.

Cinsel ilişki sırasında oluşan baş ağrısına dikkat!

Kadınların cinsel ilişkiye girmek istemedikleri zamanlarda söyledikleri 'başım ağrıyor' sözünde doğruluk payı varsa, bu ağrı sağlık açısından çok tehlikeli bir durumun habercisi olabilir.

Cinsel ilişki sırasında oluşan baş ağrısı çok dikkate alınmaz, hatta bunun için doktora başvuranların sayısı oldukça düşüktür. Kişiler ancak yaşam kaliteleri çok bozulduğunda doktora başvururlar.

Şiddetli bir baş ağrısı, beyinde bir kanamanın işareti olarak gündeme gelebilir. Bu tip ağrı, cinsel ilişkiden sonra da geçmez, günlerce sürebilir. Devamında beyin felcine hatta ölüme yol açar. Konuyla ilgili sorularımızı Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Serdar Dağ yanıtladı:

- Cinsel ilişki sırasında baş ağrısını tetikleyen nedir?

Disparoni (Ağrılı cinsel ilişki) nedir?

Bilgisizlik ya da cinsel eğitimin yetersizliği yüzünden gözümüzde fazla büyüttüğümüz acılar yüzünden cinsel birleşmeye karşı bir “acı duyma korkusu” yerleşmesi sık görülen bir durumdur.

Fakat bu durumu gerçek bir hastalık vb. nedenlerden dolayı meydana gelen acılardan ayırt etmek zorundayız. Çünkü zamanla cinsel birleşmelerden herhangi bir zevk alamaz tam tersine yalnızca acı duyar bir hale geliriz. Nedeni de işte bu acı duyma korkusudur.

Cinsel olarak aktif dönemdeki insanların büyük bir bölümü hayatlarının herhangi bir döneminde ilişki sırasında ağrı duyabilirler. Fakat bu ağrı duyma tekrarlayıcı ve her geçen gün daha da artan mahiyette olursa sorun var demektir. Ve bu sorun çiftler arasında hayal kırıklığı yaratır, cinsel isteksizliğe yol açar ve özgüven azalmasına yol açabilir. Cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında acı duyulmasına “disparoni” denir. Her iki cinste görülebilir. Ama daha çok kadınlarda görülür. Kadınlar ağrıyı, “genital bölgede basınç”, “yırtılma” veya “yanma hissi” olarak tarif ederler.

Cinsel Yaşamda Korku

Normal koşullarda insandaki cinsel dürtü öylesine doğal ve kendiliğindendir ki, henüz evlenmemiş veya bir eşle ilişki kurmamış insanların çoğu, başarılı ve doyurucu bir cinsel birliğin otomatik olarak gerçekleşeceğini sanırlar. Oysa cinsel faaliyet çok hassas bir mekanizmadır: kolayca arızalanabilir. İnsanın doğal dürtülerinden biri olan cinsel istek, normal koşullarda, bir uyarıcıyla karşılaştığında kendiliğinden ortaya çıkar ve herhangi bir engele takılmadığı takdirde orgazmla sonuçlanır. Wilhelm Reich'ın dediği gibi, doğal ve sağlıklı bir cinsellik kişinin hiç bir iç yasaklanma duymaksızın cinsel heyecana kendini bırakabilme yetisidir.

Bu, içgüdüsel bir faaliyettir ama sanıldığı gibi otomatik değildir; bazı psikolojik koşulları vardır. Bu koşullar olmadığında en kışkırtıcı görüntüler bile kişilerde gerekli cinsel tepkileri doğurmayacaktır. Çünkü bunların eksikliği, insan gövdesinde, cinsel ilişki için gerekli olan fizyolojik dönüşümlerin gerçekleşmesini önleyecektir. Diğer yandan, insanlarda, cinsellik gibi temel dürtülere müdahale eden, bunların işlenmesini önleyen ikincil dürtüler de bulunmaktadır. Bu dürtüler, toplumsal yaşamda doğal cinselliğin bastırılmış olmasından kaynaklanmakta ve insanın haz duyma kapasitesini sınırlamaktadır. Bu ikincil dürtülerin en iyi örneği "korku" dur.

Ağrılı cinsel ilişkinin nedenleri

Cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında acı duyulması disparoni olarak adlandırılır. Erkekleri de etkileyebilmekle birlikte genellikle kadınlarda görülür. Disparonisi olan kadınlar sıklıkla vajina, klitoris ve labialarda (iç ve dış dudaklar) ağrı duyabilirler. Disparoni nedenleri çok olmakla beraber hemen hepsi tedavi edilebilir niteliktedir. Yaygın sebepler şunlardır;

- Lubrikantların yokluğuna bağlı olarak gelişen vajinal kuruluk

- Atrofik vajinit (sıklıkla menopoz sonrası kadınlarda görülen vajinal mukozanın incelmesi durumu)

- Bazı ilaçların yan etkileri (örneğin antihistaminikler ya da tamoksifen )

- Sentetik iç çamaşırları, spermisitler (gebeliği önleyici maddeler) ve vajinal yıkama materyallerine karşı oluşan alerjik durumlar.

- Endometriozis: uterusun en iç tabakası olan endometriumun normal yeri dışında pelvis içinde, farklı yerlerde de bulunması ve büyümesi nedeniyle, başta kısırlık olmak üzere pelvik ağrı ve disparoni ile seyredebilen hastalık

Zevkin dorukta olduğu cinsel ilişkinin sırları

Eşimle bir şeyler yaşamak istiyorum ama bunu dile getirmeye cesaret edemiyorum!'mu diyorsunuz? O halde yalnız değilsiniz. Günümüzde birçok kadın aynı sorunu yaşıyor. Araştırmalar, kadınların yüzde 43'ünün cinsel ilişki fikriyle strese girdiğini, yüzde 34'ünün de her geçen gün partneriyle daha az birlikte olduğunu ortaya koyuyor.

Uzmanlar günümüz kadının yaşadığı sorunları nasıl yatak odasına taşıdığını bu sorunun üstesinden nasıl gelinebileceğini araştırdı. İşte daha rahat ve istek dolu bir cinsel ilişkinin sırları...

"Sence seksi görünüyor muyum?'

"Kalçalarım geniş", "Çok fazla selülitim var",

"Bu aralar yine kilo aldım"...

Anket

İçeriği paylaş