Kadını kadın yapan organlardan biri şüphesiz ki meme. Hasta memesini kanser yüzünden kaybettiği zaman 'kadınlığından eksilmiş' olduğunu düşünmeye başlıyor. Bu yüzden depresyona giriyor. Cinsel çekicilik endişesi artıyor. Memesi alınmış kadınların hayata bakışını, cinsel sorunlarını ve çözüm önerilerini uzman Psikolog Ebru Sorgun'la konuştuk.
Meme kanseri teşhisi konmuş kadın, ölümle yüz yüze olduğunu düşünüyor. Hayatında biri varsa kaybedeceği endişesi yaşıyor. Hayatındaki kişinin kendisini beğenmeyeceğini, yalnız ise kendisini kimsenin beğenmeyeceğini düşünüyor.
Hastalığın tedavisi sırasında ya da tedavi sonrasında psikiyatrik yardım için kadınlar psikiyatri kliniklerine yönlendiriliyor. Fransız Lape Hastanesi psikolog-psikoterapistlerinden Ebru Sorgun, kanser yüzünden memesi kısmen ya da tamamen alınmış kadınlara yönelik çalışmalar yapıyor. Sohbetimiz memesini kaybetmiş kadının ne hissettiğini anlamaya çalışmakla başlıyor:
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre arasıra yapılan seks aktivitesi kalp krizi riskini 2.7 kat artırıyor.
Amerikan Tıp Birliği dergisinde yer alan araştırmaya göre koşmak, merdiven tırmanmak ya da seks gibi ani yapılan fiziksel aktiviler kalp krizi geçirme riskini ciddi oranda artırıyor.
Tufts Tıp Merkezi'nden Dr. Issa Dahabreh ve ekibi egzersiz, seks ve kalp krizi geçirme riskiyle ilgili araştırmaların sonucuna göre, egzersiz halinde kalbin durma olasılığı 3.5 kat fazla. Seks aktivitesi içindeyken ya da seksten kısa bir süre sonra kalp krizi geçirme riski ise 2.7 kat fazla.
Çalışmada, düzenli seksin kalp krizi riskini yüzde 45 düşürdüğü de vurgulanıyor.
Uzmanlara göre Türkiye'de her 6 kadından 1'i eşiyle hiç ilişkiye giremiyor ve cinselliği son derece zor yaşıyor.
Bugüne kadar yüzlerce vajinismuslu kadını tedavi eden Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Süleyman Eserdağ, kliniğe başvuranların yüzde 80'inin üniversite mezunu olduğunu söylüyor.
Türkiye’de 6 kadından biri sevişemiyor diyorsunuz, bu tezinizle ilgili verileriniz nelerdir?
Şimdiye kadarki klinik çalışmalardan elde ettiğimiz istatistiksel veriler gerçekten çok çarpıcı: Vajinismus sorununun görülme sıklığı yaklaşık yüzde 10. Buna bir de ağrılı cinsel birleşme (disparoni) sorunu eklenince bu oran yüzde 15-20’lere çıkıyor. Neredeyse her 5-6 kadından biri eşiyle hiç ilişkiye giremiyor veya cinselliği son derece zor, ağrılı bir şekilde yaşıyor. İlişki sırasında anorgazmi konusunda ise sağlıklı veriler pek yok. Ama bununla birlikte, klinik deneyimlere göre, anorgazmi görülme sıklığı yüzde 40 ila 60 oranında.
Vajinismusta ilişki neden gerçekleşemiyor?
Erkek kısırlığına karşı mücadelede çığır açan gelişme. Japonya’da bir yavru farenin testislerinden küçük dokular alındı. Bu dokulardan elde edilen yapay spermlerle, 12 sağlıklı yavru doğdu.
Uzun yıllar spermin olgunlaşması için gerekli ortamı sağlayacak doğru kimyasallar üzerinde çalışan bilim insanları, sonunda doğru sıcaklığı ve kimyasalları bir araya getirdi. “Besleyici jel banyosu” diye tabir edilen bir yöntemle elde ettikleri spermleri, yumurtalarla yapay döllendiren araştırmacılar, 12 tane sağlıklı yavru dünyaya gelmesini sağladı.
Doğurganlıkta kilometre taşı
Normal ölçülerini bilmeden bu konuyu kompleks yapan erkeklerin sayısı her geçen gün artıyor.
Penis boyu takıntısının erkeklerin cinsel yaşamını olumsuz yönde etkilemesi ve bu konuda gelen yüzlerce soru üzerine Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED); “Penis Boyu Takıntısı” konusunda bir basın açıklaması yaptı. Toplumsal çalışmaları ve basın açıklamalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen CİSED'in basın açıklamasından işte çok çarpıcı başlıklar:
Penis boyu takıntısı sadece erkeklerde değil kadınlarda da var
Normal ölçülerini bilmeden bu konuyu kompleks yapan erkeklerin sayısının her geçen gün artığına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “Geçmişten bugüne kadar, çok yanlış bir şekilde, penis boyu erkekliğin bir göstergesi olarak algılanmış, takıntıya dönüşmüş ve bir çok erkeğin kabus yaşamasına yol açmıştır. Yani penis boyu bir güç sembolü haline getirilmiş ve cinsel hazzın garantisi olarak algılanmıştır.
Kısırlık, tedavisi uzun süren, maddi külfeti olan ve psikolojik baskı yaratan bir süreç. Dünyada çiftlerin yaklaşık yüzde 10'u kısırlık sorunuyla uğraşıyor. Türkiye'de ise aynı dertten muzdarip olan 2 milyon çift, bebek özlemi çekiyor.
Kısırlık yani infertilite, 1 yıl boyunca düzenli ve yeterli sayıda korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, çiftlerin yüzde 8 ile 10'unda kısırlık sorunu bulunuyor.
Kısırlığa neden olan faktörleri ve tedavi seçeneklerini anlatan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Burcu Kardeş Arslan, "Bunun anlamı dünya çapında 50 ile 80 milyon insanın kısırlık sorunuyla karşı karşıya kaldığıdır" diyor ve ülkemizde de kısırlık oranının dünya ortalaması ile aynı olduğunu söylüyor.
Viagra dünyanın dört bir yanında yaygın olarak kullanılıyor. Bir cinsel tıp uzmanına göre, erkeklerin aldığı viagranın yarıdan fazlası bir işe yaramıyor.
Üroloji uzmanı Dr. Geoffrey Hackett, "Sertleşme sorunları olan erkekler viagra alarak paralarını çöpe atıyor olabilir. Çünkü sorunlarının gerçek nedeni düşük düzeyde erkeklik hormonu yani testosteron olabilir" dedi.
İngiliz uzman bu açıklamayı, cinsel sorunların teşhis ve tedavisine yönelik yeni rehberin kamuya tanıtılma kampanyasında yaptı.
Söz konusu rehber Mauritas ve Human Fertility adlı tıp dergilerinde yayınlandı.
Birmingham kentindeki Good Hope Hastanesi'nde görevli olan Dr. Hackett, İngiltere Cinsel Hastalıklar Cemiyeti'nin de eski başkanı.
Pedofiliklerin, bu işi ustaca yapan ve çocuklar tarafından da çok sevilen kişiler olduğunu belirten Prof. Oral, 'Bu durum aileler açısından yanıltıcı olabilir' uyarısında bulundu.
Yeni Yüzyıl Üniversitesi, cinsel suçlarla ilgili duyarlılığı artırmak için bir çalışmaya imza atıyor. Akademisyenler, hukukçular ve kadın platformu üyeleri tüm toplumu ilgilendiren utanç konusunu, ‘cinsel suç’u tartışıyor.
Uzmanlar, "Cinsel suçlara ilişkin düzenlemeler yeterli mi, cezalar caydırıcı mı, mağdurlara yaklaşım nasıl olmalı, cinsel saldırı veya taciz bir çocuğun ruhunda nasıl izler bırakır?" gibi soruların yanıtlarını arıyor.
Cinsel suçlarda özellikle delillerin doğru değerlendirilmesi ve doğru raporlandırılması üzerine çalışmalar yapan adli bilimler profesörü Ersi Abacı Kalfaoğlu, Türkiye'de kadın ve çocuklara yönelik cinsel suçlarla ilgili kanunların yetersiz olduğunu söylüyor.
Üreme sağlığını korumanın en önemli basamaklarından birinin genital enfeksiyonların erken tanı ve tedavisi olduğunu belirten uzmanlar, genital enfeksiyonların, kısırlığa yol açabildiğini belirtiyor.
Kadınlarda sık görülen vajinal enfeksiyonlar kaşıntı, yanma hissi, kötü kokulu ve koyu renkli akıntı, idrar yaparken yanma ve cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açıyor.
Genital enfeksiyonların kısırlığa da neden olduğunu belirten Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş, ''Vajinal enfeksiyonlar, vajinal ortamı da değiştirdiğinden spermin canlı kalma süresini kısaltıyor'' dedi.
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği'nin (TJOD), rahim ağzı kanserine karşı bilinçlendirme kampanyası çerçevesinde hazırlanan internet sitesiyle, özellikle gençlerin bu hastalıktan korunması amaçlanıyor.
TJOD Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, Human Papilloma Virüsün (HPV), dünyada en fazla kadın ölümlerine yol açan ikinci kanser türü olan rahim ağzı kanserine neden olduğunu belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, yaklaşık 2 milyon kadında rahim ağzı kanseri bulunduğunu, tüm dünyada her gün 650 kadının rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğinin tahmin edildiğini bildiren İtil, “Türkiye'de ise bu hastalıktan her gün 2 kadın hayatını kaybediyor” dedi.
Son yorumlar
16 hafta 6 gün önce
17 hafta 3 gün önce
18 hafta 2 gün önce
18 hafta 2 gün önce
18 hafta 3 gün önce
19 hafta 1 gün önce
19 hafta 2 gün önce
19 hafta 2 gün önce
20 hafta 1 gün önce
20 hafta 4 gün önce